Başta çok hevesle başlamıştım ama ortalara doğru bu hevesim biraz azalmaya başladı,okuma alışkanlığımı bir süre yitirdiğimden kaynaklı da olabilir kitabın akışı da sarmamış olabilir emin değilim. Tekrar okumaya başladığımda elimden düşüremedim her bulduğum vakitte okumaya başladım. Beklentimi karşılayan bir kitaptı, aldığı ödülü sonuna kadar hakettiğini düşünüyorum. Yine de çok sevemediğim iki nokta oldu; birisi kitapta körlerin bir meydanda toplanıp konuşmacıyı dinlerken bahsi geçen konular, uzun uzadıya bütün konuların yazılmasına gerek yoktu bence, sayfanın yarısı buydu zaten sıktı açıkçası. İkincisi ise diyalog ve olay anlatımının düzyazı gibi yazılması. Bazen hangisi konuşma hangisi normal anlatı hangisi kahramanların monologu anlayamadım bu da biraz beni kitaptan uzaklaştırdı başlarda. Bu şekilde çevrilmesinden ve bırakılmasındansa düzeltilmeliydi. Olay akışını daha anlaşılır ve sürükleyici hale getirirdi bence. Son olarak kitabın sonunu çok beğendim insanı ikilemde bırakıyor acaba doktorun karısı da kör mü oldu yoksa sadece gökyüzüne baktığı için mi öyle bir izlenime kapıldı diye.