Yalnızca zavallı Nemeçek her defasında
durmak, ses çıkarmadan ve dimdik durarak
selam vermek zorundaydı. Önünden şöyle
geçerken bile ona çıkışırlardı:
- Bu ne biçim duruş?
- Topuklarını bitiştir!
- Göğüs dışarı, karın içeri!
- Duruşa geç!
Siz ki büyük uzaklıklara,geniş
ufuklara bakmaya alışkınsınız;siz
ki yüksek yapılar arası
na zincirlenmiş olarak yaşamı
yorsunuz; siz bir Peşte çocuğu için
boş bir arsanın ne demek olduğunu
bilemezsiniz.Peşte çocuğ
unun ovası,kırı,düzlüğü
hepbudur.Onun için sonsuzluğu,
özgürlüğü bu anlatır.
Bilirim ki mülkiyet, çocuk sahibi olamayan ailelerin çocuklarına sahip olamayan ailelerin ortak derdidir. İnsan, biriktirebilir ancak sahip olamaz. Mezarlıklar biriktirdiklerini bırakanlara doludur.