Cihan Ataç

Cihan Ataç
Gündüzde açmışım, Gecede kapatmışım gözümü. Bir gözüm kırpılmış, Bir gözüm seyrelmiş, Ummuşum çocukluğumu, Yaşıyormuşum gençliğimi. c.A
"Sandıkta saklı kocaman bir dünya!"
9/10
·228 syf.·
2026 17. kitabı
Merhaba 1K, iyi geceler! ‎Üslubu; oldukça güzel, samimi bir kitap okudum. Her cümlesiyle, okurun kalbinde, bir tebessüm bırakan, bambaşka tatlar ve bambaşka diyarlara, yolculuklara çıkaran bir eser. ‎ ‎Kitabımızın Olay Örgüsü: ‎Amerika’nın New York şehrinde yaşayan, Mary adlı kadın karakterin, yurt dışından Mevlana Celaleddin-i RumiMevlana Celaleddin-i Rumi'nin şehri olan, Konya’ya adım adım gelişi, serüveni ve hayat hikâyesi, romanın içinde, o kadar tebessümlü ve samimi anlatılır ki; yazarın bu üslubu, okuyucuyu gerçekten, bu güzel hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. ‎ ‎Mary, Konya’ya geldiğinde; anneannesinin vefatından sonra, ondan kendisine kalan, maneviyatlı bir emanet olan, sandığın içini açar. Bu sandığın içinde, pırıl pırıl bir kitap vardır. Kitabın içinde; ‎ Hz. Muhammed’in (sav) kıssaları, Mevlana Celaleddin-i RumiMevlana Celaleddin-i Rumi ve Şems-i TebrizîŞems-i Tebrizî ’nin hayatları, birbirleriyle ilk kez karşılaşmaları ve birbirlerine karşı saygıları, muhabbetleri yer alır. ‎ ‎Sandıktaki eserin ismi; Mevlâna’nın Kedisi adlı kitaptır. Bu kitapta, günümüzden 800 yıl önce yaşamış, “Müezza” adlı kedi vardır. Müezza, anne bir kedidir. Romanın akışı; Müezza adlı kediye; "intak" (konuşturma) sanatı kullanılarak dil verilmiştir. Bu kedi, insanların hayatlarını, yaptıklarını, merhametlerini, vicdanlarını ve kalplerini sürekli sorgular. ‎ ‎Dünyanın en güzel canlıları olan, kedilere de bir parantez açmak gerekir kitapta; ‎Kediler, hassas ve oldukça duygusal canlılardır. Bir kediye verilen, bir lokma su ya da mama bile, sanki bir şükranla, karşılık bulur gibi hissedilir. ‎ Vicdanın ve merhametin ne demek olduğunu, çoğu zaman onların, sessiz bakışlarında anlarız. Yavrularına karşı; gösterdikleri şefkat ve koruyuculuk ise; hem doğanın, hem de insanın kalbinde, ayrı bir yer edinir. ‎ ‎Müezza adlı kedi ise; “Merhametli insan” ya da “kalpsiz insan” temaları arasında,
1000Kitap
Mevlana’nın KedisiCan Aydoğmuş · İndigo Kitap · 2020580 okunma
Reklam
"Umut, hayatın bir ucunda; nefes alıyordu yine."
10/10
·96 syf.·
2026 16. kitabı
Merhaba iyi akşamlar 1K! Üslubu oldukça; sade, açık, anlaşılır ve net bir kitap okudum. Okurunu etkileyebilen, ustalıkla yazılmış temiz bir eser. ‎ ‎Kitabın İçeriği: Şems-i TebrizîŞems-i Tebrizî ve Mevlana Celaleddin-i RumiMevlana Celaleddin-i Rumi 'nin kendi aralarındaki hoş, sohbet ve kelamlarıyla şekillenen, birbirlerinde Allah (c.c) aşkını bulmak için, devamlı uğraş verdiklerini; ‎ ‎Her zaman; güzellikten, sadelikten ve estetikten yana olduklarını, dua gibi bir nimetin biz okuyucularında, her an bulunduğunu, iyiyken, kötüyken, darda ve umutsuz olduğumuz zamanlarda bile, çıkış anahtarımızın, bu kutsal kelime de olduğunu, kitap boyunca; biz okurlarına devamlı aşılayıp, hayatımızda; dua kelimesinin, ne kadar büyük bir nimet ve şükür olduğunu, anlattıkları hikâyelerle ve kıssalarla, özenle ve ince eleyip, sık dokuyarak; ‎ ‎Mahşer terazimizin, sevap ve günahlarımızla, nasıl şekil alacağını, ahiret hayatında, nasıl mükâfatlandılacağımızı ya da nasıl bir imtihana tabi tutulduğumuzu, bu hassas terazinin sonucunda; ‎ ‎İnsanlığımızla, kalbimiz, vicdanımız ve merhametimizle; nasıl zorlu bir sınav verdiğimizi, cennet ve cehennem kavramlarının da  devamlı ölçmemizi istedikleri;  Allah (c.c)  Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (sav) övgülerle, bağlılıklarını bildirdikleri, kıssadan hikâyelerin bol olduğu, ilahi aşkta sınırlarının ne derece olduklarını, kendilerini devamlı, Hak yolunda sorguladıkları; ‎ ‎Kendilerindeki Allah (c.c) aşkının onlara, ne gibi nimetler, ne gibi güzellikler verdiğini, "şükür" kelimesinin inceliklerini, nahifliklerini, biz okurların takdirine sundukları ve biz Allah (c.c) kullarının; umutlarını, hayallerini, hedeflerini hiçbir zaman, terk etmemeleri anlamında, biz okuyucularına devamlı, ders çıkarabileceğimiz şekilde öğütler, nasihatlar, anektodlar verdikleri, yegâne bir eser. ‎ ‎Kitabımızın temaları arasında; ‎ ‎En çok;
1000Kitap
Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep AçıktırŞems-i Tebrizî · Destek Yayınları · 20252,534 okunma
"Kalp Ne İse; Söz de Odur"
10/10
·184 syf.·
2026 15. kitabı
Merhaba, iyi akşamlar 1K! ‎Bazen bir kitap okursun; sadece bilgi öğrenmezsin, aynı zamanda kendini, konuşmanı ve kalbini de sorgularsın. Benim için, İmam Gazaliİmam Gazali'nin Dil Belası eseri, tam olarak böyle bir eser oldu. ‎ İmam Gazaliİmam Gazali, insanın en çok ihmal ettiği ama en ağır sorumluluk taşıyan yönünü ele alıyor: ‎Dilimiz! Yirmi başlık altında, aslında tek bir hakikati hatırlatıyor: ‎ ‎ "İnsan, çoğu zaman diliyle düşer ve diliyle yükselir." ‎ ‎Boş ve faydasız sözler; (mâlâyani ve fuzuli konuşma), gereksiz tartışmalar (cedel), batıla dalmak, yalan, gıybet, koğuculuk, alay, iki yüzlülük, yalan yere söz vermek ve yalan yere yemin… Bunların hepsi sadece "konuşma hatası" değil, aynı zamanda; "kalbi bozan ahlâkî yaralar" olarak, ele alınıyor. ‎ İmam Gazaliİmam Gazali'nin dil afetlerinden en dikkat çekici uyarılarından biri de şudur: ‎ ‎ "Dil kontrol edilmezse; küçük sözler büyük günahlara dönüşür." ‎ ‎Çünkü insan, çoğu zaman; büyük hataları değil; önemsiz sandığı, sözleriyle zarar verir. Bir söz kırar, bir söz güveni yıkar, bir şaka kalbi incitir, bir tartışma dostluğu bitirir. ‎Bu yüzden İmam Gazaliİmam Gazali'nin ortaya koyduğu ölçü çok nettir: ‎ ‎"Ya hayır konuş ya da sus!" ‎Bu sadece bir suskunluk çağrısı değil; bilinçli, ölçülü ve sorumluluk taşıyan bir konuşma ahlâkıdır. ‎ ‎ Sonuç: ‎"Dil, sadece iletişim aracı değildir. İnsanın karakteri, ahlâkı ve kalbinin aynasıdır. Onu koruyabilen kişi aslında kendini, ilişkilerini ve imanını korur." ‎ ‎"İnsanın dili güzelleşirse; kalbi de güzelleşir. Gönlü ferahlar. Fakat dili bozulursa eğer; ahlâkı da bozulur."
1000Kitap
Dil Belâsıİmam Gazali · Ketebe Yayınları · 202616,8bin okunma
Yalnızlığın ve Aşkın Kanatlarında Bir Çalıkuşu!
10/10
·448 syf.·
2026 14. kitabı
İyi akşamlar 1K! çok güzel ve özel bir Türk edebiyatı klasiği okudum. Yazarın üslubu; gayet açık, anlaşılır ve akıcıydı. ‎ ‎Kitap Karakterleri: ‎ ‎Feride: İyi kalpli, fedakâr, dürüst bir kadın.  Yalnız başlangıçta; gururlu ve oldukça çocuksu bir karakterdir. O nedenle kendisi daha çok, "Çalıkuşu" diye bilinir. O dönemin ideal, Anadolu kadınının başarılı işlenmiş karakteridir. ‎ ‎Kâmuran: Feride'nin kuzeni ve Feride'nin büyük aşkıdır. Nazik, kibar ama aynı zamanda, Feride gibi; dürüst ve fedakâr olmayan bir karakterdir. ‎ ‎Munise: Feride'nin evlat edindiği küçük bir kızdır. Anadolu'nun masumiyetini temsil eder. ‎ ‎Hayrullah bey: Yaşlı bir doktordur. İyi niyetli, samimi, dürüst babacan bir karakterdir. ‎ ‎Feride, İstanbul'da Kâmuran ile nişanlanır. Ancak; Kâmuran'ın Avrupa'da olduğu zamanlar, bir kadınla ona ihanet ettiğini öğrenir. Nişanı atar. İstanbul'u terk edip, Anadolu'nun ücra bir köyüne öğretmen olarak gider.  ‎ ‎Feride, 1922 yılları Anadolu'nun İzmir ve Çanakkale arasında olan, Zeyniler köyünde; cehaletle savaşır. Munise diye, küçük bir kızı evlat edinir. Feride, bu ücra köyde; öğretmenlik yapar. Köyde yaşadığı zor şartlar, onu olgunlaştırır. ve İdealist bir öğretmen haline gelir. ‎ ‎Feride, geleneklerine bağlı, Anadolu'da kendi ayaklarının üzerinde duran bir kadındır. Bu profil, o kadar güçlü olmuştur ki; diğer kadınlara da bu güçlü duruş, örnek olmuştur. ‎ ‎Aslında bu kitap, aşk romanının yanında;  Mustafa Kemal AtatürkMustafa Kemal Atatürk'ün de; en sevdiği kitaptır. Atamız, Başkomutanlık Meydan Muhaberesinde bile, gece gaz lambasının eşliğinde, bu kitabı severek okumuştur. ‎ ‎Peki, Mustafa Kemal AtatürkMustafa Kemal Atatürk'ün bu kitabı bu kadar çok sevmesinin ve başucu kitabı yapmasının nedenleri neler diye sayacak olursam; ‎ ‎1922 tarihi Cumhuriyetimiz'in ilân edilmesinden bir sene önce, bu kitapta; Mustafa Kemal AtatürkMustafa Kemal Atatürk'e ilham kaynağı
1000Kitap
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılap Yayınları · 1999123,2bin okunma
Akıp Giden Zamana Kısa Bir Mola ;)
10/10
·288 syf.·
2026 12. kitabı
Merhaba iyi akşamlar 1K! Güzel, anlamlı ve oldukça insanı hem sorgulayan, hem de sorgulatan bir kitap okudum. Yani, insanı derin derin düşünme eylemine sevk eden bir kitap. Yazarın üslubu; narin, açıklayıcı, akıcı ve yoğun benzetmelerle, örneklerle kurulan bir kalem dili. ‎ ‎Kitabımızın Karakterleri: ‎ ‎Youngju: İşinden ayrılmış, evlenmiş, boşanmış bir kadın karakter. Hayattaki amacı; belli bir yaştan sonra, özgür olmak. ‎ ‎Minjun: Klasik eserleri değil de, daha farklı eserleri okuyan, oldukça eleştirel, taze beyin alfasında tutunabilen bir karakter. ‎ ‎Jungseo: Modern insanın karar vermedeki zorluklarını temsil eder. İnsanları ikilemde bırakan bir karakter. ‎ ‎Seungwoo: Üsluplu bir yazar karakter. Youngju'nun iç dünyasını en iyi anlayan karakter. ‎ ‎Kitabımızın İçeriği: ‎ ‎Ana karakter Youngju, işinden ayrılmış, eşinden boşanmış, güçlü ve tek başına ayakta durabilen bir kadın karakter. Ama hayata karşı, kırılmış ve incinmiş bir kadın. Kendini yeniden keşfetmek adına; Youngju, çoçukluk hayali olan bir kitabevi açmaya karar verir. Kore'nin Seul kentinde bir kitabevi açar. Böylece, çocukluk hayalini gerçekleştirmiş olur. ‎ ‎Youngju'yu  zamanın temposu, insanların baskısı ve sürekli çalışma hali yorar. ‎Bu nedenle kendi iç dünyasına dönmek ister.  Kendini ve hayatını yeterince sorgulamak ister. Bu durumda, akıllara şu soruyu getirir? ‎ ‎"Ben kendi hayatımı; nasıl, ne şekilde, kime göre ve neye göre yaşıyorum?" ‎"Yani, doğru olan bir hayatımı yaşıyorum, yoksa bana ait olan bir hayatı, yanlış mı yaşıyorum?" ‎ ‎Romanın aslında; yazılış amacı budur. Kendimizi hayatımızda, nereye koyduğumuz, kendimizi hayatımızda nasıl ve ne şekilde şekillendirdiğimiz ve tam olarak nereye ait olduğumuz? ‎ ‎İçinde bulunduğumuz toplumun beklentileri; güzel bir iş, güzel bir kariyer, güzel bir
1000Kitap
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415bin okunma
Reklam