İnsan neden yazar? Yazmanın hayatı donukluktan kurtaran etki gücüne tutulduğu, yaratma eyleminin tanrısallığıyla büyülendiği için mi? Edebiyatın büyük dilinin peşine düşme rüyasından mı? Hayal dünyasının kapılarını sözcüklerle zorlamak, varoluşunu daha derin kavramak ihtiyacından mı? Belki de hepsi. Bu yüzden yazarların çoğu bu soruyu ilk anda 'bilmiyorum,' diye yanıtlar. Bilinmez.
Kendini ifade edebilmek güçlü bir istektir. Yazmak ise kendinde olmayana ya da başkalarının ihtiyacına yönelmiş bir heves değil, duygu ve düşünceleri sanatsal bir dille ve hayatın devingenliği içinde yeniden biçimleme içgüdüsüdür.
Ben hangi kelimeye açsam ağzımı
Ben hangi kelimeyi nereye koysam
Bir sonbahar konaklar sesimde.
Ben hangi kelimeyle girsem akşama
Ben hangi kelimeyle nereye gitsem
Yokluğunun renginde depremler düşer boynuma.
Ben hangi yaprağın ince hüznüyüm
Sen hangi sersem haydut...