İnsan düşünen ve düşündüğünü uygularken sonucu merak eden bir varlık olduğuna göre, dış dünyadan önce kendi mevsiminden de haberdar olmalı. Düşünen ve hisseden insan, beklediği ve öğrenmek istediği sonuçların doğru çıkmasıyla mutlu, doğru çıkmaması ile de mutsuz olur. Doğru sonucun çıkması için doğru yolun seçilmesi, doğru metotların kullanılması, tahminlerin yerine çabanın kavileşmesi ve en nihayetinde aklın tek başına karar vermesinin yanıltıcı olabileceği gerçeğini unutmadan. Zira vicdan, karar vermede en hassas ve çelişkisiz idrak noktasıdır. Tüm veriler, elde edilmek istenen doğru kapıya odaklanırken vicdanın geride bırakılması insanı zalim yapar!