Sami halil Turan

Farklı bir kişisel gelişim anlatısı
8/10
·320 syf.··
2023 5. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2023 06:53
Klişeleşmiş kişisel gelişim içeriklerini bir ney'in yapım sürecine yedirmiş, aralarda farklı ve ilgi çekici bilgiler olsada genel kişisel gelişim bilgilerini tasavvuf anlatısıyla güzel bir şekilde harmanlayarak aktarmış. Kitap aşamalar, tavsiyeler, ibretlik hikayeler ve özlü sözler noktasında tatmin edici bir seviyede ancak bu gibi tasavvufun sadece yüzeysel bir şekilde anlatıma etki etmesi bana göre derinliğini bozan ve insanları tasavvufa karşı yanıltabilme potansiyeline sahip bir tutum. Ancak gerek tasavvuf gerek kişisel gelişim alanında bir başlangıç olarak kabul edildiğinde faydalı ve ikisinin birleştirilme fikri gayet özgün bir fikir.
1000Kitap
Ben Ney’imHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20205,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·282 syf.··
2023 2. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 02:31
Romanlar adeta hiç tanımadığın belki de haritada yerini dahi bilmediğin dünyanın öteki ucundaki bir kişinin hayatına ortak olduğun bir portal gibi geliyor bana. Bu kitapta da asıl adı Aleksi olan Rus bir çocuğun hayatına gittik. Zamanın hayat şartları, insanların acımasızlığı ve gaddarlığı ailenin şefkati ve yeni doğmuş koyun gibi yalpalayarak ayakta kalmaya çalışan bir çocuk. Küçük yaşta babasını daha sonra ise annesini kaybeden ve ananesinin ve dedesinin yanında hayata tutunmaya çalışıyor. Bazı çocuklar erken büyür, yaşadığı ve gördüğü acılar onu kocaman bir adam yapar adeta. Gorki'nin hayatı da öyle olmuş. Erken yaşta yaşadığı acılar onu bazı noktalarda yükseltecek basamaklar olmuşlar.
Edebiyat
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
Nedir bu insan...
Puan vermedi·181 syf.··
2023 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 02:31
Kanaatime göre insanın ve toplumun ruhani, duygusal yönüyle ilgilenen kişisel gelişim ve psikoloji gibi alanlardaki kitapların tutarlılığı yazarın bireyi ve çağı yakından ve derinlemesine analiz etmesiyle doğru orantılıdır. Bu kitapta genel olarak onu yakalamış bir kitap. Kitabın teorik olan bir hayli kısmı olsa da satır aralarında yakaladığım bazı tespitler ufuk açıcı nitelikteydi. Alandaki bir çok kitaplarda da gördüğümüz gibi bu kitapta da çocukluk, ebeveyn davranışları ve etkileri, insanın duygusal olarak yaşadığı sıkıntıların tespitleri yer almakta ancak diğer kitaplardan biraz farklı olarak nasıl olması gerektiği veya bir problemse nasıl çözülebileceği hususuna yazar değinmiş bu kitapta. Bu gibi kitapların temel faydaları kanaatime göre insanın görünmeyen ama en çok onu etkileyen dolayısıyla insanın oluşturduğu toplumu etkileyen ve sonuç olarak dünyanın gidişatını etkileyen yönünü incelemeye çalışıyor olmasıdır. Ancak bu olay bir iki kitaba sığacak basitlikte olmadığı için kişinin bu gibi kitaplarla bilgi toplaması onun insana, topluma ve dünyaya bakışını geliştirecektir.
Psikoloji
İnsan OlmakEngin Geçtan · Remzi Kitabevi · 201533,4bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2022 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 09:44
Hüzün Hastalığı'da M. Kemal Sayar'ın farklı bir yazılarının derlendiği eser. Ancak açıkçası " Ruhun Derin Yaraları " adlı kitabında bıraktığı lezzeti bırakmadı bende. Kitabın başındaki yazılar modern psikolojiyi entelektüel biçimde bir eleştiri sunuyor bize. Aslında Yazarın diğer kitaplarından alıştığımız bir durum modernite ve modern psikolojinin eleştirisi ancak genelde bu kadar teknik değil de psikoloji ile ilgilenmeyenlerin dahi anlayacağı ve aydınlanacağı cinsten oluyordu bu eleştiriler. Ama kitabın beğendiğim bende iz bırakan bölümleri yok değil. Şimdi onlara değinmeye çalışayım. Kitabın bir bölümünde Türkiye ile ilgili analizler bulunuyor. "Bir psikiyatrisin ofisi, memleketin umumi manzarasını aksettiren ayna gibidir." diyerek bir taksi şöförünün trafikte otobüslerden kaçmasının aslında onun doğasının buna ait olmadığını, İstanbul gibi bir kaos şehrinin savaş meydanı olan trafiklerde adeta hayata meydan okur gibi o egzoz kokuları ve trafiğin içinde çiçek, su, kuruyemiş satan insanları ve onların bir kovboy gibi cesur ve yalnız oluşlarını, dili elinden alınmış, duygularını nasıl ifade edeceğini bilmeyen toplumun adeta bir sanat tablosu gibi tuvaletlere yazılar yazarak nasıl bir ruh halinde olduğunu ifade etmesini, kendisini dinleyen bir başkası bulamadığı için amacı olmayan televizyon programlarını arayarak bütün içtenliğiyle tüm özel hayatını anlatan insanlara değinerek bir psikolog gözünden memleketin ruhsal durumuna değinmeye çalışması ve yorumlaması çok ilgi çekiciydi. Kitabın hoşuma giden diğer bir yazı dizesi ise yazarın yurtdışında gittiği sempozyumlar. Bu sempozyumlarda modern dünyanın dayattığı ruhsuz, maneviyat sız, tekdüze ve bir sömürü aracı olarak tasarlanan modern psikolojinin bu bakış açısının çatırdamaya başlaması ve insanların buna çözümler araması yazarı
Psikoloji
Hüzün HastalığıM. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20121,648 okunma
Gerçek hayatta acı tümden buharlaşmaz...
Puan vermedi·296 syf.··
2022 2. kitabı
Kemal Sayar hocayı yaptığı programlardan tanımıştım. Onun edebiyatla psikolojiyi harmanlaması ve modern psikolojiyi olduğu gibi kabul etmeyip eksiklerini gösterip kendi kadim genlerimizle yoğurması ve yorumlaması çok hoşuma gitmişti. Bu kitabın temeli de hocanın yaptığı programlardan oluşuyor. Kitabın en sevdiğim yönleri hocanın olaylara kendi yorumlarını katmış olması ve konuyla ilgili tam yerinde yapılan alıntılar. Böylece birçok kitabın özüne de dokunmuş oluyor okuyucu. Kitap üç ana bölümden oluşuyor. Birinci bölümde hiç beklemediğimiz anda bütün dünyayı yakalayan korona dönemini ele alıyor. Bu afet bizlere varlığın birbirine bağlı ve bağımlı olduğunu ve dünyada başkasının acısına sırt dönerek yaşayamayacağımızı, dolayısıyla ego çağından empati çağına geçmemiz gerektiğini kendimizden önce karşımızdakini merhametle düşünmemizin bizi kurtaracağını ifade ediyor yazar. Devamında ruhumuzun yaralarının en büyüğü olan her daim mutlu, haz içinde olmalıyım algısına şöyle değiniyor; "insanın hayattaki her türlü sıkıntısına korkuyla yaklaştığı her seferinde, onun bize öğreteceklerinden mahrum kaldığını ifade ediyor. Batılı endüstri kültürü ise yenilmeyi, acı çekmeyi korkunç ve tiksinç buluyor ve yeterince güçlü olursan bunları yenersin diyor. Oysaki bu hayatta rabbimizin bizim için takdir ettiği bir kader vardır ve bir şeyler yaşayacaksak onlardan ders alıp yolumuza devam etmeliyiz. Hayatta her daim mutlu olunmaz bazen kederli olunur, her daim kazanılmaz bazen kaybedilir ve güçlenilir."Daha sonra ise çağımızda ruhumuzu yaralayan bir diğer faktör olan sabırsızlığa ve onun getirdiği derinleşememe, düşünememe, kendini tanıyamama, adeta insanlığın yem serpilen güvercinler gibi bir sağa bir sola savrulduğunu ve kutsallaştırılmış ani tatminin peşinden koştuğundan dem vuruyor
Psikoloji
Ruhun Derin YaralarıM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20201,576 okunma