saminatefi

saminatefi
@Saminatefi
Okumak için istek bolca, zaman ise nadiren var.
Snow gerçek birisi mi?
9/10
·646 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2024 17:03
Bu kitap hem açlık oyunları evreni için hem de kendi içinde bir şaheser. Bir kurgu eser adına güçlü bir karakter gelişimi izleniyor. İç çatışma, çıkar, hayata ve sisteme bakış, eleştiriyi gözler önüne seriyor. Coryo karakteri köklü ama savaş sonrası zenginliğinin külleri kalmış bir aileden geliyor. Aile imajını güçlü tutmak için her zaman tetikte birisi. Amacı sadece seçkin insanların eğitim görebildiği akademiden mezun olup üniversiteye gidip soyadını tekrar güçlü ve refah seviyesi yüksek bir konuma getirmek. Seçkin ailelerin çocukları arasından seçilen 24 adet öğrenciye o sene yapılacak açlık oyunlarında mentörlük verilmesi kararının açıklanması Coryo'nun yaşayacağı etik çatışmalarının başlangıcını doğuruyor. Coryo Başkent'in yaşadığı zorlukları ve ailesinin yaşadığı trajedilerle oluşmuş bir karakter ve Panem'e sadık birisi. Yazar özellikle Snow'un düşüncelerini çok berrak ve iyi kötü ayırmadan bize sempatik göstermeye çabalamadan yazmış. Dr. Gaul çeşitli biyolojik deneyler yapan, seçkin öğrenci kitlesine eğitimler veren ve Coryo'nun gelişiminde(iyi veya kötü) önemli adımlara sebep olan birisi. Kesinlikle etik kavramının radikal bir kısmına hitap eden bir kişilik. Snow'un akademideki arkadaşları arasında bulunan Sejanus ise 2. Mıntıkada zenginleşip Başkent'e taşınan ama ne Başkent'ten ne Açlık Oyunlarından ne de düzenden hoşlanmayan sancı çeken birisi. Özellikle bu iki karakterin bağlandığı olaylar sisteme bakışımızı derinleştiriyor. Sejanus her zaman açık bir şekilde Açlık Oyunlarını gerçekleştiren Dr. Gaul'a tepki gösteriyor. Ailesi sayesinde zor durumlardan kurtulsa da bundan vazgeçmiyor. Coryo ise Sejanus'u bir asi, başına bela ve şımarık birisi olarak görse de onun üzerinden sağlayabileceği faydaları da reddetmiyor. Kitabın temel dinamiklerinin üç bacağından
Kuşların ve Yılanların ŞarkısıSuzanne Collins · Dex Kitap · 20241,983 okunma
Reklam
6/10
·224 syf.··
2021 12. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2021 00:50
Normalde bir kitaba inceleme yazmak için biraz zamansız bir insanım fakat bu kitaba yazmazsam içimde kalırdı. Sebebine gelirsek malesef hayal kırıklıklarımdan bahsetmem gerekir. Ben bu kitapta böyle bir devin nasıl ortaya çıktığı ve yükseliş sürecinden, alınan kararlardan bahsedilmesini aradım fakat karşımda bunlar yoktu. Tabii ki boş bir kitap diyemem çünkü satır aralarından kendinize çıkarabileceğiniz bilgiler mevcut. Benimki özümden gelen karşılanamayan beklenti sebebiyle bu durumda. Benim gibi bir yazılımcı adayı için amazon hayatın önemli bir parçası şu an. Belki bir hayal belki bir amaç ama kafamda yeri var ve ben bunu daha da şekillendirmek için bu kitaba başvurmuştum. Eğer aradığınız geçmişe dönütse bu kitapta bulamazsınız. Daha çok Jeff Bezos'u ilahi birisiymiş gibi bahseden eski bir çalışanın anıları. Arada da bizimle paylaşılan hoş sözler. Okumak isterseniz okumayın demem ama okursanız çok güzel olur da ağzımdan çıkmaz.
AmazonJohn Rossman · Martı Yayınları · 2018243 okunma
ANAERKİLLİK Mİ YOKSA İNSANLIK MI?
8/10
·216 syf.··
2021 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2021 19:53
Öncelikle burada bulunan hemcinslerimin okumasını istediğimi belirterek kitap hakkında düşüncelerimi hızlıca yazmaya başlıyorum. Kitapta 3 kişiden oluşan arkadaş grubunun(erkekler) bir şekilde kadınlar ülkesi olarak tanımlanan ve 2000 yıldır dünyanın diğer kısımlarıyla iletişimi olmayan bir alanı bulmasıyla başlıyor. Bu 3 arkadaşı tanımşayacak olursam: Terry:ERRRRRRRRRKEK Van: Kitaptaki terazi, hem eril hem modern bir sosyolog Jeff:Hanımevladı(!), muhallebi çocuğu(!), kadınlara tapan bir doktor Bir erkeğin olabileceği tüm ana sınıflandırmaları bize gösteren yazar bu üç sınıfın erkeklerinin kadınlar ülkesini nasıl gördüğünü de kitap içinde görüyoruz. Terry adeta bir haremle karşılaşacağını zannediyor. Kendisini gördüklerinde üstüne atlayacaklarını ve müthiş s_x partilerinde geçireceği zamanları düşlüyor. Kadınlar ülkesini duyduğunda kadınların bir ülkeyi yönetemeyeceğini kesinlikle erkeklerin olduğunu savunuyor. Van gideceği yerde keşfedeceği şeyler için heyecanlı birisi ve ülkeden beklentisi genel olarak anaerkil bir düzen. Gelişmiş olacaklarını terry gibi düşünmüyor ama beklentileri daha gerçekci. Jeff ise tamamen bir cennet hayal ediyor ama Terry gibi huri versiyonunda değil tamamen saf masum vs vs. Sonuçta gördükleri onları çok şaşırtıyor ve aralarda verilen yan fikirlerle okuyu da kendini belli bir noktada konumlandırabiliyor. Toplumda standart bulunan kadınsılık ve erkeklik dışında İNSANLIK tanımlamasını sunan yazar gerçekten zamanında çok güzel bir işe imza atmış. Okuyacak kitap bulamıyorsanız kesinlikle alın. Asla sıkmıyor ve ağır bir dili de yok. 8/10
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
ORTAOKULDAN KALMA, ÜNİVERSİTEDE OKUMA
7/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 03:21
GERÇEKÇİ VE SADE... Bu kitabı en kısa şekilde anlatmanın yolu bu. Pip karakterinin gelişimi, çevre anlatımının karakterin yaşına göre farklılaşmasının hissiyatı ve sonunun tatlılığı çok güzeldi. " Karakter gelişimi olan kitap, güzel kitaptır. " Karakter küçükken, köyün mezarlığında karşılaştığı kaçak bir mahkum hayatını ciddi olarak değiştiriyor ve aslında kitabın geneli bu. Bu mahkuma olan bakışımız da kitap sürecinde değişiyor. Sadece yüzeysel değil, olaylar neticesinde öğrendiğimiz parça ipuçlarıyla birlikte Pip ile mahkumu tanıyoruz ve aslında etrafımızdaki kimselerin açık bir kitap değil, kişiye göre çıkarını gözeten ve menfaat için düşüncelerinizi engellemeyen insanlar olduğunu da fark ediyoruz. Sizin düşünmek istediğiniz durumlar eğer bazılarının istediklerine yardımcı olacaksa sizi durdurmazlar ama her zaman hayatınızda sizin masumiyetinizi ve hayatınızı önemseyen-siz bunu fark etmeseniz de- birileri olur.
Edebiyat
Büyük UmutlarCharles Dickens · Boyut Matbaacılık · 201318,5bin okunma
9/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 16:39
Önsözleri ayrı, kendisi ayrı kitap olan bu birleşim öncelikle korkuttu, sonra ise sevdirdi. 41 sayfalık bir önsöz görünce açıkçası erteleyip durdum kitabı. Daha sonrasında ise önce hikayeyi sonra önsözü okuma kararı aldım. İyiki böyle yapmışım, böylece önsözler daha faydalı bir hal aldı benim için. Kitabın konusu ise başlıkta belirtildiği gibi bir idam mahkumunun son gününün fiziksel ve psikolojik sarsıntılarını anlatıyor. 47. Bölümdeki editör notu ise açıkçası üzücü bir durumdu. Ancak kitapta mahkumun masum halini görüyoruz. Sanki deneysel olarak suç işlememiş birisini bu sürece dahil etmişler gibi. Mahkum kendi suçunu detaylandırmıyor. Bir kaç yerde ufak ipuçları olduğunu düşündüğüm şeyler olsa da belirli bir suç açık edilmemiş. Karakterden çok tip üzerinde çalışılmış. Önsöz ise ayrı bir şekilde can sıkıcı, düşündürücü ve amacına ulaşan bir şekilde kaleme alınmış. İkinci önsöz olarak ilave edilen trajedi hakkında bir komedi kısmı ise kitaptan sonra okuması çok zevkliydi. Kitap insana ölüm cezasının insanlık suçu olduğunu gösteren bir eser. Ayrıca önsözde dikkatle açıklanan suçluya karşı devletin suçu ise ayrı düşündürücü. Giyotinin diğer öldürme ve işkence şekilleri gibi insafsız yanını, oraya varmadan insandaki etkisini yazar çok güzel hissettiriyor.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
Reklam