"...Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz!
Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile!
Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız..."
“Peki, bu ülkede bir yurttaş hakkını nasıl arar?”
Kestirme ve net bir cevap verdi:
“Arayamaz! Otuz yıl karara bağlanamayan ve bu yüzden katillerin zamanaşımından yararlandığı davalar olduğunu biliyor musun?”
Avrupa, hayallerini
gerçekleştirmek için kuran insanların ülkesidir. Orada gerçekleşemeyen hayal bir acı kaynağı, bir tragedya konusudur. Doğu'da ise hayal bir keyif, bir gerçekten kaçma vesilesidir. Doğulu, geviş getirir gibi, kendi içinde başlayıp kendi içinde biten, hedefsiz, başıboş hayaller kurar.