Yaşıma göre şanslı olmalıyım. İncelemeyi ve yorumları okudum da şimdilerin sokak çocuğu olmadığımı hissediyorum -yaşıma rağmen- .
Çünkü benim çocukluğum öyle pek tablet telefonlarla geçmedi. Kuzenlerimle futbol maçları yapar akşam yemeğine çağrılana kadar dışarıda olurduk. Portakal ağaçlarımızdan topladığımız portakalları yedikten sonra içini çamur doldurur çeşitli şeyler yapardık. Saklambaç, beş taş ile yetinmeyip kendimiz bile oyunlar bulurduk. Onlar okula başladıktan sonra-onlardan küçük olduğum için- onları beklerdim çizgi filmleri birlikte izlerdik. Günlerimiz böyle geçerdi. Aynı şekilde kız kardeşimle de evde aynı şekilde oyunlar oynardık. Beştaşı anneannemden öğretmişti. Okulumun önünde bir sürü kişi toplanıp oynadığımızı hatırlarım.
Yanlış hatırlamıyorsam kitabı 12-13 yaşlarında okumuştum hala hatırlarım duyduğum hüznü. Çok etkilenmiştim. Az da olsa yaşıtlarımdan bu konuda sıyrıldığım için kendimi şanslı hissediyorum.
İnceleme de çok güzel olmuş her zamanki gibi ellerine sağlık Oğuz.