Sare Şeyma

Hamlet ve Macbeth
Puan vermedi·256 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2021 12:49
Shakespeare’nin meşhur “olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” cümlesinin yer aldığı eseri “Hamlet”… Kral babasının ölümünü aydınlatmaya çalışan, bir nevi intikam almaya çalışan ve bu esnada kendini, varlığını, hayatı sorgulayan ; Shakespeare’in bir diğer cümlesi ile: “Hem acı çeken hem acı çektiren ve bunu bildiği halde önüne geçemeyen insanoğlu Hamlet”. Shakespeare’in bir diğer eseri “Macbeth”de de bir kralın ölümü ele alınmaktadır. Fakat burada kralı öldüren kişinin gözünden , (yani Macbeth’in zihin dünyasından) bakarken; Hamlet’te öldürülen kralın oğlunun gözünden bakmaktayız. Macbeth’deki öldürülen kralın oğlunun yaklaşımı ve Hamlet’in yaklaşımı. Benzer olaylar, farklı bakış açıları ve olayların seyri… İki eserdeki ortak noktalardan biri ise suçluların işledikleri fiilin kötü olduğunu bile bile yapmalarıdır. Bir damla kötülük bir damla olarak kalmayıp alabildiğine genişlemekte. İlk başlarda minik bir kötülükten rahatsızlık duyan insan, bir zaman sonra yaptığının kötü olduğunu bile farkına varmamaktadır. Macbeth pençesine düştüğü kötü düşünceden bir yandan kaçmak isterken; bir yandan da menfaatleri uğruna kötüyü ne kadar istediğini şöyle anlatmakta: “Yıldızlar, kapayın gözlerinizi! Hiçbir ışık sızmasın İçimdeki derin, karanlık isteklere. Göz görmesin elin ne yaptığını: Yine de olsun ama, olsun bu iş; Gözün bakamayacağı kadar korkunç da olsa…” Hamlet kötülükten pişman olmanın, özür dilemenin ilk şartının öncelikle kötülük sonucu elde ettiğin menfaatleri bırakmaya hazır olmak olduğunu söyler ve daha nice hayata dair incelikleri gösterir bizlere… “Şu sözlerimi de yaz aklının bir köşesine: Her düşünceni dile dökme, İyi tartmadığın düşünceyi de uygulamaya geçme. Samimi ol, ama asla bayağılaşma. Sınanmış dostlarını çelik halkalarla bağla ruhuna, Ama her mert
Edebiyat
HamletWilliam Shakespeare · Paraf Yayınları · 201158,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·234 syf.··
2020 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2020 00:12
Öncelikle eserde yoğun olarak “İslam Felsefesi” kavramına karşı çıkıldığı görülmektedir. Bu nedenle de olacaktır ki kitabın ismi “İslam Düşüncesi” olarak tayin edilmiştir. Belki okurların aklına “ikisi arasındaki fark ne ? “ sorusu gelmesi muhtemeldir. Fakat yazarın temelde eleştirdiği: Felsefe kavramının menşeidir. Bu gibi kavramların kaynağı insandır, beşeri sistemdir. Oysaki İslam’ın kaynağı Allah’tır ve ilahi kaynaklıdır. En temelde ki problem budur. Bu nedenle İslam gibi böylesi özel bir kavramın, beşeri aklın oluşturduğu sistemle açıklanmaya çalışılmasına karşı çıkmıştır. Bunu takip eden konu akıl ve din bağlamıdır. Bu iki mefhum birbirinden tamamen zıt, kavuşamayacak iki kavram olarak ele alınmamaktadır. Bilakis birbirleri ile ilişkili olduğu, aklı tamamen yok saymanın doğru olmayacağı söylenmektedir. Fakat buna karşın sadece aklı temele oturtarak bunun dışındaki her şeyi yok saymayı da doğru bulmamaktadır. İnsanın her zaman, her konuda aklı ile doğruyu bulması, ve bu istikamet üzere ilerlemesi pek mümkün görülmemektedir. Çünkü insanın kalıcı kurallar koyabilmesinin önünde aklından ziyade, arzu ve istekleri durmaktadır. Bu da bizi istenmeyen davranışlara her an kayabilmemizi sağlayacak kaygan bir zemin olarak görülmektedir. Bunu engelleyecek olan ise insan nefsinden, beşeriyetten uzak bir sistem olmalıdır. Bu da ilahi sistemdir. Dini kurallar nefsani duygulardan bağımsız, yere, zamana, kişiye göre değişmeyen temel ilkeler üzerine tesis edilmiştir. En önemlisi ise bu kuralları koyanın(Şari’) , kurallara uymasını istediği kulu, kuldan daha iyi tanıması ve o bağlamda kurallar koymuş olmasıdır. (aslında bizi bizden iyi bilene teslim olmak olarak özetlenebilir). Kurallar insanın insanla, evrenle, en önemlisi de kendisi ile olan ilişkilerini en makul şekilde
Din
İslam DüşüncesiSeyyid Kutub · Dünya Yayıncılık · 2006134 okunma
Puan vermedi·137 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2020 00:42
Kitap başından sonuna kadar Sokrat’ın yöntemini hatırlatmakta. Sorular sorularak cevaba yönlendiriliyor ve en önemlisi düşünmeyi, sorgulamayı sağlıyor. Ben nedir? Yaptığım fiilleri yapan düşünen ben miyim? Ve daha pek çokları... Mesele kitabın içindeki tüm fikirlerin doğru olması değil. Zaten herhangi bir şeyden bunu beklememiz pek de adil olmazdı. Mesele eserin insanı düşünmeye sevk etmesi. Tıpkı Zenon’un “hareketsizlik teorisi” gibi. Bu teori doğru değildi. Her insan bunu söyleyebilirdi. Fakat bilimsel açıklaması için pek çok bilim adamı uğraş verdi. Sonucunda formülü bile bulundu. Ama Zenon’un yaptığı çok daha önemli bir şey vardı. O da evine giderken yolda ortaya attığı bu fikrin yüzyıllar sonra bile konuşulması, üzerine düşünülmesi ve sorgulanmasıydı. Zenon insanlık için yapılabilecek en güzel şeylerden birisini yapmıştı. Uzun lafın kısası yaptığımız fiillerin, tamamıyla bizim yaptığımız söylenemez. Buradan da şu dersi çıkarmalıyız belki de : Ne yaptığımız (!) fiillerle övünebiliriz, ne de bir başkasının yaptıkları veya yapmadıklarını(!) yerebiliriz. Hayatımıza düstur edinmemiz gereken bir ilke olduğunu düşünüyorum.
Felsefe
İnsan Nedir?Mark Twain · Karbon Kitaplar · 202318,9bin okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2020 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 01:48
Kitabın ilk bölümünde ateizmin ne olduğu çeşitleri vb temel bilgiler açık bir dille yüzeysel olarak açıklanmıştır. İlerleyen bölümlerde inancın aslında insanın doğasının gereği olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. İnanç meselesi olduğundan dolayı aslında kanıt aranmaması gerektiğinden bahsedilmiş. 5. Başlığa kadarki kısımda ateizmin, teistlere yönelttiği en önemli sorun soyut bir kavramın somut delilini istemeleri üzernde durulmuş ve bunun imkanı olmadığı açıklanmaya çalışılmıştır. Fakat 5.başlıktan itibaren teoloji alanında bu hususa dair felsefenin getirdiği deliller ele alınmıştır. Fakat (kitabı okumaya başlarken ki beklentilerim doğrultusunda sanırım) bu kısmın daha detaylı ve uzun olmasını beklerdim. İlerleyen bölümlerde çağımızdaki ve ideolojik ateizm görüşleri ele alınmıştır. Kitapta daha çok ateizmin aslında Hristiyan görüşlerinden kaynaklandığına değinilerek sorunlara bu şekilde yaklaşılmıştır. Kitabın dili ve anlaşılırlığı hususunda gayet açık ve sarih bir dille anlatılmıştır. Kitapta ileri sürülen izahlar karşısında ateistlerin cevapları ile karşılıklı açıklamaların daha çok yer almasını, bir analitik düşünce şeklinde anlatılmasını isterdim.
Din
Ateizm ÇıkmazıAydın Topaloğlu · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 201978 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 00:48
İsmine binaen toplumda oluşan genel kanaate göre iki cins arasındaki aşkta olması gerekenler ele alınmamaktadır. İnsanı insan yapma yolundaki “aşk ahlakı” ele alınmaktadır. Ruhun ne olduğu, kişinin nasıl fiillerde bulunulması gerektiği büyük bir incelikle ele alınmaktadır. Tam bir baş ucu kitabıdır. Sadece bir kere okunduğunda bitirdim denilemeyecek kadar derin bir kitaptır.
Aşk AhlâkıHilmi Ziya Ülken · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020134 okunma