İkinci kez okudum. İlk okuduğumdan bu yana ana hatları hatırımda kalmış. Zaten birçok detay kısmı da, mektup roman tarzında yazıldığından olaylara direkt olarak etki etmiyor.
Sevdiğim bir eser olmasının yanı sıra önemli de buluyorum. Şu anda bile yüksek derecede ilgi görüyor. Fakat buna rağmen herkese hitap etmediğinin farkındayım. Bu tür öncü gotik eserler birer klasik olduğundan yüzyıllar öncesine uzanıyor ve günümüz okurunu sanıldığı kadar tatmin bırakamayabiliyor. Bu, akademik anlamda hâlâ ele alınan bir eser olsa dahi geçerli bir durum.
Şahsen birçok duyguyu, temayı, felsefi bakış açısını içinde bulduğum ancak okurken zorlanmasam bile yer yer sıkılabildiğim bir eser Frankenstein.
Gerilim, dram, bilim kurgu, psikoloji, felsefe türlerinin yanı sıra, Mary Shelley'nin hayatıyla bağdaştırıldığında biyografi olarak okunabilecek çok yönlü bir eser.
Kült eserlerin laneti bu sanırım; kalitelerinden ötürü her daim alternatifleri icra ediliyor ve bu da zaman geçtikçe esas eserin yetersiz hissettirmesine neden olabiliyor.