Abdullah sayan

Abdullah sayan
ÇOMÜ ilahiyat mezun
Şanlıurfa, 1 Ocak
75 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Kim Demiş “Günahsızdır Tanrı” ??
10/10
·701 syf.··
Beğendi
·
2021 64. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 02:28
"Teolojik Çözümleme" Suç ve Ceza’nın -gerek muhtevası gerekse illeti bakımından- psikolojik çözümlemelerden vücuda geldiği düşünülür. Bizce bu, sadece bir yakıştırmadır ve acele verilmiş bir hükümdür. Üstelik sığ bir kanaatten husule gelmiş basit bir düşüncedir de. Zira eser -felsefi bir problemi kaynak alması hasebiyle (bizce)- psikolojiden çok daha din felsefesi alanına dahil edilebilir bir ideye sahiptir. Nihayetinde eserin kurgusu, teolojik bir probleme verilmiş teolojik bir cevabın pratik hayata adapte edilmesiyle oluşmuştur. Bu yönüyle insandan, ciddi bir soruya verilmiş ciddi bir cevabı -vicdanına danışarak- tartmasını ister. Peki bu problem nedir ve bu probleme nasıl bir cevap verilmiştir? Gelin hep beraber en başından meseleyi tetkik edelim. ... İnsanlığın, düşünme becerisini kazandığı günden beri, düşünce ve inanç dünyalarına ısrarla hükmeden en eski olgu Tanrı’dır. Tanrı, düşüncenin ve inancının arkhesidir/ilk ilkesidir. Dolayısıyla insan, Tanrı olmaksızın ne varlığı anlamlandırabilir ne de varlığın bilgisine ulaşabilir. Ya da ilk başlarda böyle kabul ediliyordu. Hali sebepten kadim dönemdeki bütün zihni faaliyetler, -yani düşünce ve inanç- Tanrı üzerine bina edilmişti. Bu kabulün nihai sonucu olarak Tanrı, doğru ve yanlışın ölçütü, varlığın kaynağı, hukuki normların en temel normu, erk, dolayısıyla hukukun meşruiyeti, dahî devletin de varlık sebebiydi. Yani tabiri caiz ise kadim dönem için tanrı, hangi taşı kaldırsanız altından çıkan şeydi. Hatta bununla da yetinmeyip kaldırdığınız o taş da, taşı kaldıran siz de tanrı olmak zorundaydınız. Bu durumu aksi hem düşünceye hem de inanca mugayir kabul edilirdi. ... Fakat yakın dönemde insanlık -farklı ve belki de haklı gerekçelerle- Tanrı ile olan irtibatını kesmeye niyetlendi. Bu durumun doğal bir neticesi
Felsefe
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Abdullah sayan
Bir incelemeden fazlası olmuş üstadım, kalemine sağlık 👏🌹(yakın zamanda okuyacağım inşallah). soruna gelince bende Selma arkadaşımızın verdiği cevaba katılıyorum.
Reklam
CEMİL MERİÇ - DOĞU- BATI
10/10
·339 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 18:03
Cemil Meriç Doğu-Batı denilince akla gelen ilk isimlerden, üstatlardan birisidir. Cemil Meriç, kendini ne bir romancı nede bir Tarihçi, kendini iyi bir okuyucu olarak tanımlıyor, insanı, toplumu, medeniyetleri, kitapları... Kitabın ilk 73 sayfası, Cemil Meriç'in oğlu tarafından biyografi tarzda kaleme alınmıştır. Şahsen bu kısmı beğenmedim, çünkü ben bu kitabı alırken "BU ÜLKE" yi okumak için aldım, oğlunun yazdığı biyografiyi değil.okurken sizi sıkabilir. Asıl Kitaba gelince bir inceleme yazmak gerçekten çok zor, çünkü her kelimesi muazzam ötesi, sanki üstad her kelimesini yazmak için üstünde saatlerce düşünmüş hissi akla geliyor. Üstat, genel olarak kitabını Doğu-Batı çekişmesi altında kaleme almış,yeri geldiğinde iran- hint medeniyetine de değinmiş,bu medeniyetleri etkilyen üstatlar hakkında da düşüncelerini belirtmiştir. Gandhi bunların başında gelir. Aslında bir çok yazara değinmiştir, bunlardan bazıları; Balzac, Dante, ibni haldun, said Nursi, Tagor....vs Doğu- Batı derken aslında Batılılaşmayı kastediyor,ona göre biz gömlegimizin ilk düğmesini yanlış ilikledik, Batı'nın bilimini değil de, Batı'nın bize uymayan kültürünü aldık. Ve bu kültür bize uymadığı için hep geriye gittik. çünkü Doğu'nun Ruh(manevi)yönü kuvettliyken Batı, madde'yi tanrılaştırıp ön plana çıkartmıştır. Vücuda uymayan kan gibi, vücut bunu kabul etmediği için hiçbir zaman gelişemedik. Hep geriye gittik. Aslında bu eleştiriyi daha çok Aydınlara yapmaktadır. Üstada göre onlar Hazıra konmakta, bir caba sarf etmeden direk batıda olan şeyin aynısını toplumumuza getirmektedirler. Bu konuyu açmak gerekirse; Üstat, Batı'nın dünyaya kattığı ideolojilerin altında yatan asıl amaçları Türk insanına göstermek için çabalar. Bu bağlamda Batı'nın süslü ideolojileri aslında koftur. Yazar sık sık "izm"
Araştırma-İnceleme
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Muhammet İkbâl isimli okura yanıt verildi
Abdullah sayan
Bu yorumu Aziz dostumdan duymak beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim.😊 İyi okumlar. pişman olmayacaksın inşallah 🙏🌹😊
En arka sırada oturan ve her matematik dersini “Hocam, ha bu matematik, hayatımızda ne işe yarayacak?” diye sabote eden arkadaşa cevap vermenin artık zamanı geldi? El cevap: muhammetikball.blogspot.com/2021/07/matemat...
1000Kitap
Abdullah sayan
Eline, koluna sağlık üstad çok güzel bir yazı olmuş. Ülkenin yarısından çoğu bu soruyu soruyor tabi bende dahilim bu çoğunluğa:) tabi bu yazınla aydınlandık.🙏🙏
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 19:11
İslâm düşüncesi, Selef, Kelâm, Tasavvuf ve felsefeden oluşmaktadır. Bu güne kadar İslam düşüncesiyle ilgili okuduğum en muazzam eserdi. Üzerine yazılacak sayflarca şey var. Selefi düşünce için "Nass", Kelâmî düşünce için "akıl" , Tasavvuf için " Keşf, ilham, sezgi" daha çok önemlidir. Kitap bu düşüncelerin yapısını, işleyişini çok açık bir şekilde ifade etmiş, birbiriyle mukayese edip yeri geldiğinde de eleştirmiştir. Yeri geldiğinde yazarımız, bu düşünce yapılarının düştükleri hatalara bizim de düşmememiz gerektiğini hatırlatıp dikkatimiz çekmiştir. Ayriyeten yazarımız, 3 düşünecenin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu şu sözlerle bizlere belirtmiştir. "Herhangi bir şeyin var olması için üç boyuta ihtiyaç vardır. En, boy,derinlik. Nass akıl ve keşf İslam düşüncesinin 3 boyutudur. Bunlar var olmadan İslam düşüncesi mevcut olamaz". Selef ( Doğma), Kelâm ( Rasyonalist), Tasavvuf ( mistik). Bu konular genel itibariyle ağır konularıdır ama yazarımız gayet, açık bir şekilde, okuyucuyu hiç sıkmadan, kitabın başından sonuna kadar saf bir dille bizlere sunmuştur. Son olarak,Özellikle ilahiyat camiasının muhakkak okunması gereken bir eser olduğunu belirtmek isterim.
Din
İslam Düşüncesinin YapısıSüleyman Uludağ · Dergah Yayınları · 2018260 okunma
Muhammet İkbâl isimli okura yanıt verildi
Abdullah sayan
Eyvallah üstadım. Sende selametle kal🌹🙋🏻‍♂️
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2021 19:11
İslâm düşüncesi, Selef, Kelâm, Tasavvuf ve felsefeden oluşmaktadır. Bu güne kadar İslam düşüncesiyle ilgili okuduğum en muazzam eserdi. Üzerine yazılacak sayflarca şey var. Selefi düşünce için "Nass", Kelâmî düşünce için "akıl" , Tasavvuf için " Keşf, ilham, sezgi" daha çok önemlidir. Kitap bu düşüncelerin yapısını, işleyişini çok açık bir şekilde ifade etmiş, birbiriyle mukayese edip yeri geldiğinde de eleştirmiştir. Yeri geldiğinde yazarımız, bu düşünce yapılarının düştükleri hatalara bizim de düşmememiz gerektiğini hatırlatıp dikkatimiz çekmiştir. Ayriyeten yazarımız, 3 düşünecenin birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu şu sözlerle bizlere belirtmiştir. "Herhangi bir şeyin var olması için üç boyuta ihtiyaç vardır. En, boy,derinlik. Nass akıl ve keşf İslam düşüncesinin 3 boyutudur. Bunlar var olmadan İslam düşüncesi mevcut olamaz". Selef ( Doğma), Kelâm ( Rasyonalist), Tasavvuf ( mistik). Bu konular genel itibariyle ağır konularıdır ama yazarımız gayet, açık bir şekilde, okuyucuyu hiç sıkmadan, kitabın başından sonuna kadar saf bir dille bizlere sunmuştur. Son olarak,Özellikle ilahiyat camiasının muhakkak okunması gereken bir eser olduğunu belirtmek isterim.
Din
İslam Düşüncesinin YapısıSüleyman Uludağ · Dergah Yayınları · 2018260 okunma
Muhammet İkbâl isimli okura yanıt verildi
Abdullah sayan
Teşekkür ederim.Bu sözleri sizden duymak beni daha çok sevindirdi . bu kitabı okumamda vesile olduğunuz için de ayrıca teşekkür ederim 😊
Reklam