Emine Türk

《 Y A B A N C I 》
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 08:16
Albert Camus, Yabancı romanıyla kendi felsefesini kurgulamıştır. Nedir yazarın felsefesi? Absürdizm, yani insanın hayat karşısındaki anlam arayışıyla, bu arayışa cevap alamaması karşısındaki uyumsuzluktur. Yazara göre hayattan bir şeyler beklemek ve emek vermek saçmadır, absürddür. Ona göre insan bu durumu kabul ederek, dayatmalara da baş kaldırarak bilinçli, dürüst ve özgür yaşamalıdır. Yazar kitabına Yabancı ismini vererek, baş karakterimiz Meursault’nun toplumun dayatmalarına karşı kayıtsızlığını ve mesafesini simgelemiştir. Kitap son derece sade bir olay örgüsüne sahiptir. Olaylar Meursault’nun dilinden anlatılır ama karakterimiz sanki kendi duygularına bile yabancıdır. Kurguya, kayıtsızlık ikliminin sardığı bir yabancılık hâkimdir. Buradaki kayıtsızlık bir reddediş gibi görünse de bir idrak yorgunluğu da olabilir diye düşünüyorum. Dostoyevski der ya: "Yemin ederim, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır..." Aynen bunun gibi, anladığını ama anlaşılmadığını hisseden bazı insanlar, bir süre sonra kayıtsızlık moduna geçerler. Meursault'nun kayıtsızlığı, bir çarkın dişlileri arasına sıkışmış bir kağıt parçası gibidir. Kayıtsız insan acının keskinliğini duyar ama sahiplenmez. Meursault’nun annesinin ölüm acısını sahiplenmediği gibi. Böyle insanlar için güneşin doğuşu mucize değil, sadece bir gök olayıdır. Birinin vedası bir boşluk, birinin gelmesi ise orada olan bir fazlalıktır. Yani buradaki kayıtsızlık, sessiz, yankısız bir oluş gibidir. Meursault, kendisiyle ilgili olan tüm olaylara, sanki pencere ardından bakar gibi davranır. Yazar, betimlemelerini yazarken kayıtsızlığı satır aralarına dağıtır. İşlenen cinayet bir husumet dolayısıyla değil; güneşin rahatsızlık vermesi sebebiyledir. Cinayet de güneş de burada bir metafordur. Güneşin göz kamaştırması ve
Edebiyat & Roman
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yeryüzüne inen ilahî iradeyi gerçekleştirmek için, halka hizmet sevgisinin bizde sevda haline gelmesi lazımdır.
Sayfa 267·Kitabı okudu
Alıntı
YILDIRIM'IN HUZURUNDA Bütün bunların ortasında, yüzükoyun secdeye kapanmış, altı yüz yıl çilesini böylece sürdüren Yıldırım Han uzanıyordu. Bütün Bursa ve bütün Bursa ovası onu uyandırmaktan korkan bir sükûna bürünmüş, milyonla varlıklar onu temaşa ediyorlardı. Sanki bütün Bursa ve bütün ova bir secdeye çevrilmişti, bu secdeyi bekliyordu. Ben ne cesaretle, ne küstahlıkla buraya kadar yaklaşmışım! Toprağa sarıldım, toprağa ağladım toprağa yüz sürdüm. "Sesimi serdara ulaştır!" diye yalvardım. Bu sözüm doğrudan doğruya ona ulaştı. Yıldırım'ın secdesinden "Bedbaht evlâdım, derdini bana anlat!" diyen bir ses yükseldi. "Atam, dedim, ulu atam! Ben perişan bir neslin derdiyle yanıyorum. Bizi senden ayıran felâketleri anlatmaya geldim. Bu topraklarda nice matemler yaşandı. Senden sonra kazanılan birkaç asırlık zaferleri ne hezimetler takip etti! Evlâdın ne kahırlara kurban oldu! Fakat en fecii, dokuz yüz yıllık tarihi inkâr, dokuz yüz yıllık ecdadı reddettirenlerin başlattığı facia oldu. Bu topraklarda ruhlar ikiye bölündü: Seni tanıyanlarla tanımayanlar, Allah'ı tanıyanlarla tanımayanlar, hayayı tanıyanlarla tanımayanlar. İki ordunun harp hazırlıkları devrindeyiz. İki taraf da kılınç kuşanıyor. Bir tarafta ecdadı da, Allah'ı da ayaklar altına alan şaşkın bir zümre tepeden tırnağa kadar şekavet silâhlarına bürünmüş, çiğnemek, kırmak, yıkmak için hazırlanıyor. Yeryüzünün her şeyini, hikmeti, ticareti, serveti, ilmi, sanatı, her şeyi zulüm için vasıta haline koymuş, Allah'a yönelen vicdanlara saldırıyor. Ruh sahiplerini son ferdine kadar merhametsizce mahvetmek istiyor. Bunlar senin evlâdına zulmediyorlar, kılıç kullanacaklar, Ehli salibe asker olacaklar, bunlara beddua etmez misin? dedim, secdende Allah'ına çevril!" Secdede duran şehidin yanaklarından dökülen yaşların
Din
" Kurban: Bu yalnızca gözünün karardığı, kalbinin hızla çarptığı, karşındaki için kendini feda etmeyi isteyecek kadar verici ve istekli olduğun, kahramanlık duygularıyla dolduğun bir an için söz konusu olan bir kavram değil. Birisi için kendini kurban etmeyi göze alıp çekilmiş bir bıçağın üzerine kendini bırakmak ya da ateşlenmiş bir tabancanın önüne geçmek kolaydır çünkü o durumda her şey kendini aştığın o anda biter. Ama birçok kez kendini kurban etmek, sonrasında bununla yaşamayı gerektirir - her gün her gece - ve bu hiç kolay değildir. "
Sayfa 216·Kitabı okudu
Bağlılık - Fedakârlık