Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 13 dk.
Sayfa Sayısı:
325
Basım Tarihi:
Nisan 2023
İlk Yayın Tarihi:
Nisan 2013
Yayınevi:
Dergah Yayınları
ISBN:
9789759953911
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Öncelikle etkinlik için Havva Öztin Akarsu teşekkür ederim. Taşralı, bir fikir ve mücadele insanı olan Nurettin Topçu'nun, Hareket dergisinde 1950'lı yıllarda yayınlanan hikayelerinden derlenen tek öykü kitabıdır. Yazarın ayrıca Reha isimli bir romanıda bulunmaktadır. Nurettin Topçu hakkında söylenecek çok fazla bilgi ve anektodlar olmasına rağmen biz Taşralı kitabının incelemesine başlayalım. Hikayeler, genel olarak taşrada geçsede şehire gelen taşralıların da hayatlarını anlatıyor. Hikayelerin özünü taşralının taşralıya bazen de şehirlinin taşralıya yaptığı zulümler oluşturuyor. Hayatın acı gerçeklerini hiç umut vermeden anlatıyor hikayeler çünkü hayat masal değil. Ve maalesef kötülerde kazanıyorlar bu dünyada. Aslında hikayeler yazarın düşünce kitaplarındaki fikirlerinin terennümü halinde devam ediyor. Yazar, yalancı hakikat sahipleri ile gerçek hakikat aşıklarının mücadelesini anlatıyor. Bir bakıma savaş açıyor... Tüm güç odaklarına savaş açıyor, riyakarlığa gösterişe savaş açıyor. Hacılarla, hocalarla, zenginlerle ve idarecilerle hatta üniversite hocaları ile savaşıyor. Kim için savaşıyor tüm ezilmişler tüm mazlumlar adına savaşıyor. Bazen Anadolu insanı bazen de Anadolu kadını diyerek ifade ettiği bu mazlumların haklarını korumaya çalısırken her türlü baskı sebebi olacak yozlaşmaların ipliğini pazara çıkarma derdindedir. Sadece zayıfın; namuslu, insaflı, vicdanlı, adaletli ve merhametli olduğu dünya düzenine sistem eleştirisi getiriyor hikayelerinde. Nurettin Topçu'nun, ruhun esintisi olmayan şekilçi her türlü ibadetlere karşı bir duruşu var. Vurguladığı mesajların başında, insanların makamlarına yalan dolan ile elde ettikleri her türlü otoritenin ( bu bazen ağalık bazen muhtarlık bazen de şeyhlik, hocalık olabilir) sizler için söylediklerine değil amellerine bakın ve
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
Dostum, kalbin nereli sordun mu hiç kendine!
Puan vermedi·332 syf.·
2019 27. kitabı
İnsan nereli! Şehir şehir gezip kaldığı bir noktada belki bilinçli belki gayri ihtiyari doğduğu yere mi ait! Ya doğduğu yer! Şehir olmuş taşra olmuş farkeder mi! Farkederse farkeden ne peki.? İnsan aslının nereye ait olduğunu bazan unutur bazan bilmezlikten gelir. Bazan da bazıları vardır ki gerçekten bilmez nereli olduğunu. Nerden geldiğini nereye gideceğini. Ya meslek denen etiketlerimizin ehemmiyeti ne?Dünya hayatındaki rollerimizi oynarken neye yarar!? İyi bir mesleğin (!) kötü temsilcisi olmak mı önemli yoksa pek revaçta olmayan, popülerliği kalmamış bir mesleği hakkıyla oynamak mı? Ahlakı sağlam bozulmamış bir kalp için tabi ki ikincisidir esas olan. Ne garip ki her geçen gün saygın dediğimiz el üstünde tuttuğumuz pek çok mesleğin temsilcileri çürümüş meyveler gibi bireyleri birer birer çürütüyorlar. Adeta tüm çabalarını bunun için sarfediyorlar. Nurettin Topçu'nun 1952-58 yılları arasında yazdığı hikayelerin ortak paydası da bu. Kalpleri bozulmuş niyetleri fesad din adamlarının toplumu günden güne ziyan etmesi üzerine. Zaten dinimiz ne çektiyse söylediğini yapmayan, dini cehaletiyle yoğurup hurafelerle mayalayıp çıkan sonuca 'işte din bu' diyen sahte hocalardan çekti. bu durumu hikayelerle kalbe dokunur bir üslupla fevkalade izah etmiş Nurettin hoca. İlk hikaye dahil hangisini okuyorsam işte en güzeli bu derken yazanın güzelliği hikayeleriyle güzelin bin bir yüzünü açıklıyordu adeta. Ama illa ki iki hikaye bende bambaşka diyeceğim bir iz bıraktı. Biri *Karayazı, Kerim ile Kevser'in hikayesi. Diğeri ise *Yıldırım'ın huzurunda. Sayın Topçu Kevser'in diliyle Kerim'e olan hislerini öyle kalpten anlatmış ki hem imrendim, hem keşke bir kadın olarak bunu ben yazsaydım dedim; hem de böylesi derin bir aşk karşısında günümüz sevdalarının suni yüzünü birkez
Din
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2023 39. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 23:46
Taşralı , Nurettin Topçu Nurettin topçunun hikayelerinin toplandığı bir kitap . Kitabı okumadan önce yazar kimmiş ona bakalım. Nurettin Topçu bu kitaptaki hikayeleri yazarken 40 ila 50 yaşlarında Hareket , Buyuk Doğu dergilerinde yaziyor .  Fransa da felsefe doktorasını tamamlamış , Fransa'da kalması istendiği halde vatanında çalışmak isteyerek İstanbul'daki çeşitli okullarda muhtelif derslerin hocalığını yapmış bir Mütedeyyin  . Kitapta işlenen konular kısaca; köyden şehire göçenlerin sorunları , Şehirlilerin köylüleri hakir görmesi , Köydeki ağa zulmü , Dini temsil edenlerin onu kötüye kullanması (Bazan şeyh bazan imam) , Dini dogmalara karşı hakikatleri savunanların sürtüşmesi sayılabilir . Kitabı okurken kardeşim bir tanede güzel sonlu hikaye yazsan olmazmı dedim. Her defasında olmaz dedi :)   Toplumsal sorunlara Nurettin Topçu⁩nun gözüyle görmek isteyenlerin okumasini öneririm . Bu kutap bana şunları düşündürdü ; ülkedeki asıl problemin maarif olduğu ve bunun önündeki en buyuk engelin maalesef taassup sahibi din adamlarinin olduğunu . Eğer kurtuluşu islami bir hayatta görüyorsak şu anki zayif durumumuzun en büyük sebebini de dini dünyalık menfaat kaynağı gören , hür düşünceye engel olan din adamlarinda ( kurtuluşu islamda görenler de diyebiliriz ) görmeliyiz . Kendi içinde istikrarli bir fikir . Bu yüzden hikayelerde genel olarak din adamları ve ya dindarlar çok ağır eleştiriliyor .
Edebiyat
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
"Ölemezsin! Çünkü Allah'a karşı vazifelerin var…"
Puan vermedi·332 syf.··
2022 32. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2022 16:17
Hiç unutmam, 12. sınıftayken Edebiyat öğretmenim Mehmet hoca bu kitaptan bir hikaye okumuştu. Biz tabi o zamanlar üniversite sınavına hazırlanıyoruz diye kitap okumayı ihmal ediyoruz ve tabi Mehmet hoca da bunun farkında. Aslında okuduğu hikaye ile bize "Arkadaşlar kitap okumayı ihmal etmeyin!" demek yerine, kitap okumanın asıl hikmetini bırakmıştı ya. Ne diyelim, Allah ondan razı olsun… Kitap, Nurettin Topçu'nun 1952-1958 yılları arasında kaleme aldığı hikayelerinden oluşuyor. Esasında Topçu'nun fikir dünyasının yansımalarını çok açık bir şekilde gördüğümüz bu hikayelerde Tanzimat'tan beri hecelediğimiz batının üzerimizdeki tesirlerini de seziyoruz aynı zamanda. Bu değişim toplumun her kesiminde nasıl yankı bulmuş, ve bilhassa Anadolu köylüsü bu kof yankılanmanın peşinden nasıl gitmiş, okudukça anlıyor insan. Taşradan şehire doğru gerçekleşen bu gidişlerin hüsranı ve kendi ruhuna asileşen insanların ezaları bir bir yankılanır kulağınızda. Taşralı hikayesinde kaderin sillesini yiyip de şehre gelen ama burada da büyükşehrin habis cilvelerine maruz kalan bir kadın karşılar sizi. Deli hikayesinde asıl akıllılardan bahis geçer. Yalnız, bitkin ve yaşadıkça ölen bir delinin tehevvürlerini dinlersiniz. Belki kötünün dünyasında iyi olabilmenin deliliği de denilebilir buna ve hikayenin sonunda bu sefil dünya ile bütün alakalar kesilir. Karayazı da Kevser halanın suyundan içersiniz ve kanılmaz bir sudur bu. Hele onun gönlünden diline gelen hasretinin söylettiği o şiirler yok mu?" Yazan katip kara yazmış yazımı/Derdü gamdan açamadım gözümü" dizelerinin hüznü sizi de karalar. Yıldırım'ın Huzurunda, emanetin ne olduğunu ve ne kadar mühim olduğunu Ulucamii'nin fazilet halkasında hatırlarsınız. Tarihin bu ehemmiyet noktasında, perişan bir neslin yanmakta olan dumanı tüter. Siz
İnsan
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2019 23. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2019 19:18
Nurettin Topçu üstadın hayatın gerçeklerini trajik bir biçimde sanatçı ustalığıyla kaleme aldığı eser. Hikayelerde ki olaylar, karakterler insanın içine kimi zaman hüzün kimi zaman kızgınlık kimi zamansa bir şok etkisi bırakıyor.İnsanın duygularına derinden dokunan bir eser olmuş.Buraya ne kadar yazsam da hiç bir zaman tam anlatılmayacak bir eser.Klişe olacak ama anlatılmaz yaşanır.Üstadı rahmetle anıyorum...
1000Kitap
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2019 00:00
Anadolu'da Osmanlının son yıllarında ve Türkiye'nin ilk yıllarında yaşanmış hikayeleri içeriyor. Okuduğumuz kitaplar bizi genellikle mutlu sonlara ulaştırıyor , halbuki gerçek hayatta herkes o mutlu sona ve gerçek adalete ulaşamadan bu dünyadan göçüp gidiyor.Cehaletin kol gezdiği Anadolu'da doğrunun yanlış , yanlışın doğru gösterildiği , kahramanın soysuz ve soysuzun ise kahraman gösterildiği hikayeler bütünü bu kitap.Başladığınızda bitirmeden bırakamıyorsunuz.Değişen bir şey yok diyor sanki günümüze geçmişten seslenen yazar.Hele bir sevda masalı var ki ömrümde okuduğum sevda masalları hayvani kalır yanında.Bittiğinde tepeden tırnağa ürperdim, titredim , gözlerimden yaşlar boşandı.Tavsiye ediyorum
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2021 467. kitabı
İçindeki öyküler çok etkileyeciydi. Karayazı öyküsünde biraz da ağladım. Gündelik gibi görünen olayları, insanların iç duygularını o kadar güzel, edebi bir dille anlatmışki. Fikir adamı olması hasebiyle bu öykülere, o fikirlerini o kadar tatlı yerleştirmişki. Felsefeci Nurettin Topçu’ nun Ahmed Hamdi Tanpınar tadında enfes diliyle öyküler büyüleyiciydi. Okurken kalbime müthiş bir haz geldi. O an birçok eylemden daha fazla zevk aldım öykülerinden. Kesinlikle top 10 kitabımdan biri bu eser. Şiddetle tavsiye ediyorum.
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
10/10
·332 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2020 19:23
Kitap; 23 adet hikayeden oluşan ve Anadolu insanın meselelerini, zalim insanların zalimliklerine uğrayan ve o günün köy hayatın da yaşanan sorunlarını dile getiren, haksızlığa uğrayan insanların hikayelerini anlatan ve çoğu hikaye Fıratın etrafında geçen konulardan oluşan 1952-1958 yılları arasın da yazılıp hiç yayınlanmamış bu hikayelerin hepsi okuyucu etkileyen bir sonla bitmekte.
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
Puan vermedi·325 syf.··
2025 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 00:38
Taşralı, Nurettin Topçu üstadın 23 hikayeden oluşan eseridir. Eser ilk baskılarında 19 hikayeden oluşurken daha sonra tespit edilen 4 hikaye de kitaba eklenmiştir. Hikayelerin ekserisi kırsalda/ köyde geçer ve trajiktir. Sonları hep acı biter. Kahramanlar dışındaki insanların kötü tarafları daha çok ön plandadır. Ayrıca hikayelerde olaydan ziyade tasvirler ön plandadır. Hikayelerde genelde öğretmenler idealist; hoca /imam / şeyh ise sahtekar, menfaatçi düzenbazdır. Dindar olan köylü dahi eylemsizdir, kötülük karşısında susar. Esasında üstadın eleştirisi dine değil, dinin softa ve şekilci yorumuna, dinin şahsi menfaatler için kullanılmasınadır. Eserde yer alan hikayeler için bir nevi kırsal/köy eleştirisidir de diyebiliriz. Bu hikayelerden en dikkat çekici olan ise kanımca “Deli” hikayesidir.
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma
8/10
·332 syf.··
2020 18. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2020 17:01
Birçok Öykünün mutsuz sonla bittiğini (), bir A. Schopenhour karamsarlığının hüküm sürdüğünü, dini veya kaba/kuvvet gücü olanların mazlumları nasıl ezdiklerini, insanoğluna olan inancımızın sorgulandığını, ortaokul yıllarında bolca okuyup hüzünlendiren A. Günbay Yıldız kitaplarını hatırlattığını söyleyebilirim şahsi olarak.
TaşralıNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 2023375 okunma

Yazar Hakkında

Nurettin TopçuYazar · 27 kitap
Nurettin Topçu, 1909 yılında İstanbul’da doğdu. Asıl adı Osman Nuri Topçu’dur. Nurettin Topçu’nun babası Topçuzâde Ahmet Efendi Erzurumlu, annesi Fatma hanım ise Eğinlilidir. (Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin eski adı) Topçu ailesi Topçuzâdeler diye tanınmaktadır. Dedesi Osman Efendi, Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında Türk ordusunda topçuluk yapmıştır, bu lâkap da oradan gelmektedir. Eğitimi Nurettin Topçu, öğrenim hayatına altı yaşında Bezmiâlem Velide Sultan Mektebi’nin ana kısmında başladı. İlkokulu Büyük Reşid Paşa Numûne Mektebi’nde okudu.İlkokuldan sonra Vefa İdadisi’nde öğrenimini sürdüren Nurettin Topçu, birinci sınıfta iken babasını kaybetmiştir. Lise tahsilini İstanbul Lisesi’nin Edebiyat Bölümü’nde pekiyi derece ile tamamlamıştır. (1927-28) Mehmet Akif’in medeniyet telakkisini kavramış ve ilmini almak için Akif’in oğlu Asım’ı niçin Batı’ya göndermiş olduğunu idrak etmiş olan Nurettin Topçu, daha iyi bir eğitim alabilmek için Avrupa’da tahsil görmek gerektiğinin farkında olarak liseyi bitirdikten sonra kendi imkanlarıyla Milli Eğitim Bakanlığı’nın açmış olduğu Avrupa imtihanlarına girmiş ve kazanmıştır. Fransa’nın Türkiye’deki liselerin denkliğini kabul etmemesinden dolayı Topçu buradaki eğitimine Paris’teki Bordeaux Lisesi’nde başlamıştır. İki sene sonra Strazbourg’a giden (1930) Topçu, burada üniversite tahsiline başlamış; psikoloji ve güzel sanatlar, genel felsefe ve mantık, çağdaş sanat tarihi, sosyoloji ve ahlak, ilk zaman sanat ve arkeolojisi dersleri almıştır. Strazbourg’da tamamladığı doktorasını 1934 yılında Sorbonne Ünivesitesi’nde vermiştir. Sorbonne Üniversitesi’nde okuyan ilk Türk öğrenci olmuştur. Çalışması Sorbone Üniversitesi Felsefe Jürisi tarafından yılın en başarılı doktora tezi seçilir. Üniversitenin geleneklerine göre birinci olan öğrenciler mutlaka ödüllendirilir. Bunun üzerine yetkili Profesör, Nurettin Topçu’nun yanına gelerek durumu anlatır ve ödül olarak neyi istediğini sorar: - Efendim, bir altın saat mi? Amerika veya Kuzey Avrupa’ya bir mavi yolculuk mu? Hangisini tercih edecekseniz onu alacaksınız veya o ülkeye ziyarete gideceksiniz! Nurettin Topçu, kararlı ve gayet kendinden emin bir şekilde bu soruya şöyle cevap verir: - Hiçbiri değil! - O zaman ne istiyorsunuz? - Sorbonne Üniversitesi’nin giriş ve çıkış kulelerinde yirmi dört saat ay-yıldızlı Türk bayrağının dalgalanmasını istiyorum! - Derhal bu isteğiniz yerine getirilecektir! Nurettin Topçu kendine yapılan teklife verdiği cevabı duyan herkes hayret ve hayranlık içinde kalmıştır. Vatan ve bayrak sevgisinin gurbet illerde okuyan bir öğrencinin yüreğinde böylesine yüceldiği az görülmüştür. Ayrıca bu olay, onun düşünce yapısını, vatan ve millet sevgisi ile hayat felsefesini yansıtan önemli bir ayrıntıdır. Öğretmenliği Avrupa’dan döndükten sonra 1935 yılında Galatasaray Lisesi’nde felsefe öğretmenliğine başladı. Topçu İzmir’de öğretmenliğinin henüz daha dördüncü yılında, Türk düşünce tarihinde önemli bir yeri olan “Fikir ve Sanatta Hareket Dergisi”ni yayınlamaya başlar. (1939) Denizli’den sonra İstanbul’a tayin edilen Topçu, Haydarpaşa Lisesi, Vefa Lisesi, Robert Koleji, İstanbul İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Lisesi’nde öğretmen iken yaş haddinden emekli olmuştur. Nurettin Topçu, Bergson’dan hareketle hazırlamış olduğu Sezgiciliğin Değeri isimli çalışmasıyla İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde doçent ünvanı almıştır. Milletimizin son dönemde yetiştirmiş olduğu önemli fikir ve aksiyon adamlarından biri olan Nurettin Topçu’nun hayatını, sık sık idealize ettiği mesuliyet duygusunun yoğun baskısı altında Anadolu’da Türk Milletinin yeniden dirilişinin ilham kaynaklarını arayacak, münevver bir zümre meydana getirmeye çalışmıştır. Bu münevver kadroyla aklın saltanatını yönetimde, eğitimde, sanatta ve bilimde hâkim kılacak bir “Türk Rönesansı”nı gerçekleştirme çabası içerisinde olmuştur. Hayatı, bunun mücadelesi ile geçmiştir. Ahlâk alanında doktora yapmış olan Topçu, imanlı, ahlâklı debdebeden ve gösterişten uzak hayatı, doğru bildiğini söylemekten ve yaşamaktan çekinmeyen tavizsiz karakteri ile örnek bir şahsiyettir. Ömrünü her an büyük mahkemenin huzurundaymış gibi hesap vermeye hazır, hiçbir otoritenin etkisinde kalmaksızın milletinin meseleleriyle ve ahlâk dersi vermekle geçmiştir. Sınıfta, öğretmenler odasında, sokakta, camide, evde, konferans salonunda, kısacası hayatın her alanında ve her aşamasında… Kendisine maddenin ve servetin fethini değil, ruhların fethini gaye ettiği gibi, insanlara da onu hedef olarak göstermiştir. Felsefeden sanata, dinden ekonomiye ve eğitime kadar pek çok sahada kendine has tahlilleri, bakış açıları ve önerileri olan Topçu, hem Batı’yı çok iyi tahlil eden, gözlemleyen ve Batı düşüncesini bilen hem de ailesi ve muhiti dolayısıyla geleneksel yapı ve değerleri tanıyan, bilen ender düşünürlerden biridir. Birçok kaynaktan etkilenmiş olan Topçu’nun eserlerinde bu etkilerin izlerini görmek mümkündür. Başlıca Eserleri Yarınki Türkiye, İslam ve İnsan, Ahlak Nizamı, İradenin Davası, Mehmet Akif, Felsefe, Büyük Fetih, Devlet ve Demokrasi, Sosyoloji