İnsanların binde birinin bile şahsiyet sahibi olmadığını gözlemlemek bizi haklı olarak üzebilir. Hemen hepsi hem davranışlarının bütünü bakımından hem de tek tek eylemlerinde, ipleri onlardan inanılmayacak ölçüde daha kudretli bir kuvvetler bütününün elindeki kuklalara benzer. Kendisine ait bir hayata, sel sularının içine attığım ve niçinini, nasılını bilmeden sürüklenip giden tahta parçasından daha fazla sahip değiller.