“hafıza ve duyular bu kadar belirsiz ve her yöne eğilimli olduğundan, olayların gerçekten yaşandığını ispatlamak için daima belirli bir gerçekliğe_alternatif gerçeklik diyelim_güveniriz. Belirli bir şekilde algıladığımız olaylar ne dereceye kadar göründükleri gibidir ve bu olaylar ne dereceye kadar biz onları öyle adlandırdığımız için öyledir bilmek mümkün değildir. Bu nedenle gerçekliğe gerçeklik diyebilmek için başka bir gerçekliğe gereksinim duyarız. Ama bu başka gerçeklik temel olarak üçüncü bir gerçekliğe ihtiyaç duyar. bilincimizin sınırları içinde sonsuz bir zincir yaratılır ve gerçekten burada olduğumuz duygusunu veren, var olduğumuzu söyleyen zincir buradan beslenir. Fakat bu zinciri koparacak bir şeyler olur ve zarar görürüz. Gerçek nedir? Zincirin kopan tarafının burasındandaki mi? Ya da orada, diğer tarafındaki mi?”
Eskiden sonunu okuyucuya bırakan yazarlara kızardım yaşım ilerledikçe varılacak yerin değil gidilen yolun güzelliğini fark ettikçe çok soru işareti bırakan kitapları daha çok sever oldum.Murakami tam da böyle bir yazar eserde çarpıcı bir final yok .duygular, çelişkiler ,çaresizliklerin çarpıcı bir dille anlatılması var .okuduğum diğer eserlerinde rastladığım kediler bu kitapta yok ve yine okuduğum diğer eserlere göre daha gerçekçi
Kahramanımız Hacime’nin bir takım zorluklardan sonra kurduğu dışardan kusursuz görülen bir hayatı var iyi bir iş iyi bir eş mutlu çocuklar pahalı ev yazlık filan ve tüm bunların yanında unutamadığı bir çocukluk aşkı .bu aşk ve sahip olduğu hayat arasındaki gelgitleri….kendisi ne yazsa beğendiğim için çok objektif olamayacağım .çok beğendim .kahramanımızın işi iki tane caz bar işletmek bu detay üzerinden çok güzel şarkılardan şarkıların bizi götürdüğü yolculuklardan bahsetmesi de inanılmaz keyifli detaylardı.gönülden tavsiye ederim