Seda birgülen

Seda birgülen
@Sdkmn
Puan vermedi·120 syf.··
2026 14. kitabı
Roman, yaşlı bir general olan Henrik’in yıllardır beklediği bir buluşma ile başlar. Gençliğinde en yakın dostu olan Konrad ile tam 41 yıl sonra yeniden bir araya gelir. Bir zamanlar ayrılmaz iki arkadaş olan bu iki adamın yolları, geçmişte yaşanan gizemli bir olay yüzünden kopmuştur. Henrik, Konrad’ı eski şatosuna davet eder. Akşam yemeği hazırlanır, mumlar yakılır… ve gece boyunca sürecek bir hesaplaşma başlar. Bu hesaplaşmanın merkezinde gerçek Dostluk var.Ve şahane monologlar. Bir kadın (Henrik’in eşi)Ve yıllar önce ormanda yaşanan tuhaf bir av sahnesi Henrik konuşuyor, Konrad çoğu zaman sessiz kalıyor. Okurken ben ise yavaş yavaş geçmişte ne olmuş olabileceğini anlamaya çalışıyorum Bu kitap aslında olaydan çok duyguların ve düşüncelerin romanı. Büyük bir aksiyon yok. Ama iki insanın iç dünyası, kırk yıl boyunca taşınmış duygular ve sorular adeta bir laboratuvar gibi açılıyor ve inceleniyor. Márai burada özellikle şu soruların etrafında dolaşıyor:Gerçek dostluk mümkün mü, yoksa insanlar sonunda birbirine yabancı mı olur?• İhanet gerçekten affedilebilir mi?• Bir insan hayatını tek bir sorunun cevabını bekleyerek geçirebilir mi? Romanın en çarpıcı yanı, zamanın ağırlığını hissettirmesi. Kırk yıl boyunca söylenmeyen bir cümle, yakılmamış bir hesap, sönmemiş bir merak var. Mumlar bu yüzden sembolik gibi. Garip bir dostluk trajedisi.Okuması keyifli ve düşünmek için fazlasıyla alan açan bir roman. Tavsiye ederim .
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,5bin okunma
Reklam

Seda birgülen

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
2026 14. kitabı
Sándor Márai
8.3/10 · 6,5bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 13. kitabı
Son derece hafif ve esprili bir dille yazılmış olsa da derinlikli ve çok katmanlı bir roman . Adem’in ve Azazil’in (şeytan) cennetten kovulması sonrası kozmik düzenin değişimi anlatılıyor.Baş kahramanlar cebrail,mikail,israfil ,azrail ve diğer küçük melekçikler(!).Hepimizin bildiği bu teolojik hikaye üzerinden kibir,özgür irade,masumiyet,iyilik ve kötülük kavramları kutsal metinleri esneterek irdeliyor. Şeytan karakteri alışılmış kötülük figüründen ziyade neredeyse trajik bir karakter gibi yansıtılmış .Hatta bir bölümde küçük meleklerden birinin şöyle bir söylemi var Adem’i kastederek : “bak göreceksin azazil yüzünden kovulmadı bu kan yiyici.bilakis azazil bunun yüzünden kovuldu bir gün ortaya çıkacak” Havva’dan ise sadece bir kez ;o da adem dünyaya postalandıktan ve oranın da düzenini bozmaya başladığı sıralarda sözediliyor .Hani bilinen hikayedeki gibi günaha ikna eden ,aklını çelen bir durumu yok yani .Bunu sevdim Kibir ve özgür irade kavramları çok güzel anlatılmış.Sezgin Kaymaz’ın okuduğum ikinci kitabı bu ve bunu da çok severek okudum .
NefhaSezgin Kaymaz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2019711 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 12. kitabı
Kolombiya edebiyatına ait bu kitap , parçalı ve çok çarpıcı bir metin Roman, 1928’de Kolombiya’da yaşanan ve tarihe “Muz Katliamı” olarak geçen işçi kıyımını merkezine alıyor Bu olay, United Fruit Company işçilerinin grevi sırasında gerçekleşmiş ve ordu tarafından kanlı biçimde bastırılmış bir olay . Kitap, tek bir düz anlatı yerine farklı seslerden oluşuyor : askerler, kasaba halkı, aile üyeleri… Herkes gördüğü taraftan birşeyler anlatıyor yani . Hepsi aynı travmanın etrafında konuşuyor ama hiçbiri tam bir hakikati tek başına taşımıyor. “Büyük Ev” hem gerçek bir mekânı hem de iktidarın, suskunluğun ve toplumsal çürümenin simgesini temsil ediyor gibi geldi bana. Ev büyüktür ama içindeki insanların vicdanı daralmıştır; duvarlar kalındır ama içerideki çatlaklar görünürdür. Kısacası bu roman, bir katliamın yalnızca tarihsel değil, ahlaki ve psikolojik yankılarını anlatıyor .Sessizliğin nasıl bir suç ortağına dönüşebileceğini gösteren, yoğun ve sarsıcı bir metin. Aile içindeki ensest sezgisi doğrudan ilan edilmemiş ima edilmiş.. Bu ima, romanın psikolojik gerilimini kurmuş .Hep bi diken üstünde duygusu var .Yani karakterlerin katkısı sadece olay örgüsünde değil, metnin atmosferinde de hissediliyor. “Büyük Ev”, aslında büyük bir suskunlugun temsili gibi . Karakterler konuşuyor ama asıl yükü söylemedikleri taşıyor sanki . Ev ayakta , fakat içindeki ruhlar çoktan çatlamış gibi hiissettitiyor. Pek kolay bir metin ve okuma diyemem ama ben sevdim .
Büyük EvÁlvaro Cepeda Samudio · İthaki Yayınları · 2023201 okunma