Kolombiya edebiyatına ait bu kitap , parçalı ve çok çarpıcı bir metin
Roman, 1928’de Kolombiya’da yaşanan ve tarihe “Muz Katliamı” olarak geçen işçi kıyımını merkezine alıyor Bu olay, United Fruit Company işçilerinin grevi sırasında gerçekleşmiş ve ordu tarafından kanlı biçimde bastırılmış bir olay .
Kitap, tek bir düz anlatı yerine farklı seslerden oluşuyor : askerler, kasaba halkı, aile üyeleri… Herkes gördüğü taraftan birşeyler anlatıyor yani .
Hepsi aynı travmanın etrafında konuşuyor ama hiçbiri tam bir hakikati tek başına taşımıyor.
“Büyük Ev” hem gerçek bir mekânı hem de iktidarın, suskunluğun ve toplumsal çürümenin simgesini temsil ediyor gibi geldi bana. Ev büyüktür ama içindeki insanların vicdanı daralmıştır; duvarlar kalındır ama içerideki çatlaklar görünürdür.
Kısacası bu roman, bir katliamın yalnızca tarihsel değil, ahlaki ve psikolojik yankılarını anlatıyor .Sessizliğin nasıl bir suç ortağına dönüşebileceğini gösteren, yoğun ve sarsıcı bir metin.
Aile içindeki ensest sezgisi doğrudan ilan edilmemiş ima edilmiş.. Bu ima, romanın psikolojik gerilimini kurmuş .Hep bi diken üstünde duygusu var .Yani karakterlerin katkısı sadece olay örgüsünde değil, metnin atmosferinde de hissediliyor.
“Büyük Ev”, aslında büyük bir suskunlugun temsili gibi .
Karakterler konuşuyor ama asıl yükü söylemedikleri taşıyor sanki .
Ev ayakta , fakat içindeki ruhlar çoktan çatlamış gibi hiissettitiyor.
Pek kolay bir metin ve okuma diyemem ama ben sevdim .