Neriman’la Şinasi çocukluk arkadaşlarıdır. Tanıdıkları ilk karşıt cins birbirleridir. İlk başta ikisi de birbirlerini seviyorlardı. Okula beraber gidip geliyorlardı. Üniversite de bile beraberdiler. Neriman’ın babası Faiz Bey’dir ve Şinasi’yi de çok sevmektedir. Bazı geceler Faiz Bey’in evinde saz çalarlar ve sohbet ederlerdi. Herkes bir gün Şinasi ile Neriman’ın evleneceğini düşünüyordu.
Giderek Neriman Şinasi’den soğumaya başladı. Neriman oturduğu mevki olan Fatih’i, sevmemektedir. Çünkü Fatih, doğuyu, gelişmemişliği ve eskiyi temsil ediyordu. Oturduğu mahalle çok eskiydi ve evler de virane gibiydi. Bir gün Macit denilen yakışıklı, zengin ve kibar birisiyle tanışır. Macit Harbiye’de oturuyordu.
Harbiye, gelişmişliği ve batıyı simgeliyordu. Macit ile bir kaç sefer Şinasi’den habersiz buluşurlar. Bir gün Macit Neriman’a balo davetiyesi verir ve baloya davet eder. Neriman baloya gitmeyi çok istemektedir. Ama gitmesi için babasının iznini almak zorundadır.Tam babasına söyleyecekken babası ona Şinasi ile evlenmesini teklif eder. Hemen reddetmez ve 2-3 ay mühlet ister. Ve baloya Şinasi ile gitmesi koşuluyla da izin alır. Elbise için vitrinleri gezmeye çıktığında dayısının kızlarına uğrar.Çünkü dayısının kızları bu işlerde oldukça deneyimlilerdir. Eve gittiğinde bir kadının ağlamaktan harap olduğunu görür ve nedenini sorar. Nedeni kızının intiharıdır. Kızı Rus gitariste aşık olmuştur. İkisi de başta çok mutlulardır ve birbirlerini çok sevmektelerdir. Ancak çok sefil bir hayat sürmektedirler. Buda kıza tak etmiştir. Günün birinde zengin bir adamla tanışan kız genci terk eder ve adamla yaşamaya başlar. Artık balolara gidebilmekte ve her istediğini yapabilmektedir. Ancak gerçek mutluluğu bulamamaktadır. Tahsil görmüş bir kız olduğundan hakiki güzelliği aramaktadır. Musiki,
Fatih HarbiyePeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202057,2bin okunma
José Saramago’nun kaleme alarak 1995 yılında yayınladığı “Körlük”, dönemin etkileyici eserleri arasında yerini alır ve 1998 yılında yazarına Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırmıştır. Eser, topladığı büyük ilgi ile sinemaya da uyarlanmış ve bu alanda da beğeni toplamıştır.
Hikâye, bir adamın araba kullandığı esnada aniden kör olması ve endişe içinde doktora gitmesi ile başlar. Doktor, hastaya çeşitli tetkikler yapar ancak durumun ne olduğunu anlayamaz ve hastayı evine gönderir. Ancak bu vaka biricik kalmaz ve bir iki gün içerisinde doktor dâhil pek çok kişi âdeta salgın gibi tüm ülkeyi saran bir körlük hastalığına yakalanır. Tüm dünyada hızla yayılan bu salgına bir çözüm bulmak adına hükümetler, türlü politikalar uygulamaya koyar. Oysa hastalığın tedavisi için önce nedeni bilinmelidir.
Körlük, ülkede yayıldıkça kaos oluşur. Kocasını yalnız bırakmamak için kör olduğunu söyleyerek onunla hastaneye kapatılan bir kadın, beraber olduğu körleri dayanışmaya teşvik eder. Zorlu mücadelelerinde birlikte hareket ederler ve karantina günlerinden sonra nihayet özgür kalmayı başarırlar ancak özgür kaldıkları dünya, tümüyle körlükten ibarettir.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma