Eğer birini seviyorsam herkesi seviyorumdur; dünyayı, yaşamayı seviyorumdur. Eğer birine “seni seviyorum” diyebiliyorsam, “sen de herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sen de aynı zamanda kendimi de seviyorum” da diyebilmeliyim.
Sevmek bir eylemdir edilgen bir duygu değil bir şeyin içinde olmaktır bir şeye kapılmak değil en genel biçimi ile sevmenin etken yapısı sevmenin almak değil öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir vermek nedir çok kolay gibi görünse de bu sorunun yanıtı gerçekte karışıklıklarla belirsizliklerle doludur bu konuda en yaygın yanlış anlama vermenin bir şeyden vazgeçme bir şeyden yoksun kalma bir başkasının uğruna kurban olma gibi kişiliği gelişmemiş yönelimleri hep banacı sömürücü ya da İstifçiliğin ötesine geçmemiş kişi sevme edinmeni böyle anlar
bu kitap, belli bir olgunluk düzeyine erişmeden kişiye sevgiye ulaşamayacağını göstermeye amaçlamaktadır. Burada yapılmak istenen, okura sevgiye erişmek için harcadığı tüm çabaların, kendi kişiliğini bütünüyle yaratıcı yönde geliştirmedikçe başarısız kalacağını göstermek;
Ancak biz de birey olma cesareti yoksa sevgiye asla erişemeyiz, çünkü “sevgi, kişinin bütünlüğünü koruması koşuluyla birleşmedir”. Sevgi, güvensizlik hissinden dolayı almak değildir; vermekle, neşenin, ilginin, anlayışın, şakalaşmanın ve üzüntünün, yani içimizde “canlı olan tüm şeylerin ifadesi ve dışa vurumuyls” başlar.