Demek ki şartlar ne olursa olsun, hangi devirde yaşarsak yaşayalım, düzen hiç değişmemiş. Güçlüler zayıfları ezmiş. Dünyada adaleti bir türlü sağlayamamış insanlık. Adaleti sağlamak istemiş de bunu bir türlü başaramamış mı yoksa adaleti sağlamayı zaten hiç istememiş mi, orası da belli değil. Sıra ölüme gelince, bir tek orada eşitlik sağlanmış. Ezen de gitmiş ezilenin yanına. Ikisini de bir karış toprağın altına koyuvermişler.
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...