Buraya nasıl geldim Olric? Yüz Yıl uyuyan adam gibi yabancı gözlerle süzüyordu çevresini. Zamanı bulamıyordu kendini bulamıyordu uykunun rahatlığından şuursuzca fırlatılmış garip bir yaratıktı sus diyordu kendi kendine Sus Kimse Duymasın sonu kötü olacak.
Bazı günler Çabuk tükenirdi, ne yapacağını bilemezdi. Böyle zamanlarda Hemen yatağa uzanır ve hiç kıpırdamadan uzun süre yatardı can sıkıntısını sessizce yaşardı benimle, bir yandan da dinlerdi. Can sıkıntısı ile dinleniyorum ancak derdi. Sıkılırken dinlendiğimi anlamıyorum. Içimin yeni heyecanlar için dolduğunu hissetmiyorum. Fakat, bilmeden yeni yaşantıları hazırlıyorum kendimi. Içimde bir selim ölürken kalan bütün gücüyle yeni bir Selim yaratıyor.
“Ya düşlerimiz?”
“Bundan böyle ayrılacak. Düşlerin senin olacak. Benimkileri de tek başıma görmeye başlayacağım.”
Adam daha da yakınıma geldi, elimi tuttu. Avucu bir ölünün kefeni gibi soğuktu. Bu ânın benim kadar onun için de acı olduğunu hissediyordum.