Vaovv! Aslında konu Zweig olduğunda çok dA şaşırtıcı olmayan etkiler olmalı bunlar ama yeniden yeniden aşık oluyorum her satıra. Platonik bir aşk ancak bu kadar arabeskleştirmeden, içten, insanı baymadan ve imkansız anlatılabilirdi. Aşkın derinliğini, hislerin gerçekliğini resmen yaşadım okurken. “Sana, beni asla tanımamış olan sana.” cümlesinin anlamını kitap bittiğinde çok daha iyi anlıyorsunuz. Kıtabı okurken keşke hiç bitmese diyerek tane tane, sindire sindire okudum. Ve bir aşk ancak bu kadar içime sinebilirdi..
Ah Zweig.. Her biten kitabın ardından “vay be, yine yazmış” diyorum. Ruh analizleri, betimlemeleri, olay örgüsüyle yazarlığın hakkını veren Stefan.. Böyle yazarlar ölmemeli dedirtiyor bana her bu türden kitap. Bazı kitapların kısa oluşuna üzülseniz de, kısa ve özlüğünün onu özgün yaptığını kitap bittiğinde anlıyorsunuz. Ve evet hepimiz aslında bir amok koşucusuyuz, farkında olsak da olmasak da.. Farkına varmak için okuyunuz efendim..
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma