SemGrb

SemGrb
@Seemi
Je ne suis ni savant ni ignorant.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Benden uzakta olduğunda bile, benim için varsın. Varlığının bu şekli çok-biçimli: Sayısız imgeler, geçişler, anlamlar, bildiğimiz şeyler ve yerlerden oluşmakta, ama her şeyin altını çizen şeyse, her yere yayılmış yokluğun. Sanki sen bir mekâna dönüşmüşsün, hatların da ufuk olmuş. İşte o zaman bir ülkede yaşar gibi yaşıyorum içinde. Sen her yerdesin. Fakat bu ülkede seninle asla yüz yüze gelemiyorum.
Çıplak doğan kalbimin ilk kundağı ninnilerdi. Ardından kendi kendine şiir giydi giysi diye. Bir gömlek gibi taşıdım sırtımda okuduğum şiirleri. Yarım yüzyıl yaşadım böyle karşılaşana dek o sözsüzlükte. Sandalye sırtındaki gömleğimden öğrendim ki bu gece yıllar boyu kalbimin ezberlediği bekleyişimmiş seni.
Şiir
Bir kitap yazmak isterim bazen Yalnız zamanla ilgili bir kitap Zamanın nasıl da olmayışı, Gelecek ve geçmişin nasıl da Sürekli bir şu an oluşuyla ilgili. Düşünürüm ki herkes -yaşayan yaşamış Ve yaşayacak olan herkes- canlıdır şimdi. Bu meseleyi didik didik etmek isterim Tüfeğini boşaltan bir asker gibi.
Şiir
Sen ki vaktini olayların anlamını deşifre etmekte geçirdin, her doğanın ve her ölenin yararsızlığını gördün; sen ki bunların her biriyle öldün; onların her türlü varlık nedeninden yoksun cereyan edişine katılımın seni her şeyin dışına fırlatıyor, işte şimdi sensin dışarı insanı. Hiçbir olayın içinde değilsin sen, herhangi bir "tarih"in ne alanındasın ne de tuzağında. Zamanın görüntülerinden büyülenmen azala azala yok oluyor; ruhun artık sadece kendisiyle özdeş, dünyayı özümsemediği şu anda hiç nesnesi kalmadı. Mevcut haliyle kuşkunun, her şeye yönelik kuşkunun zaferi bu. En ufak hatanın ağırlığını artık taşıyamayan sen, nihayet her türlü kanaatten yoksun biri oldun. Yalanlar tadını yitiriyor, artık seni büyüleyemezler; oysa, yalanın ölümü üzerinde yeşeremez hayat.