Bu kitap hakkında çok şey yazmak istiyorum (belki biraz spoiler içerebilir) ama nerden başlasam bilmiyorum. Öncelikle depresif bir ruh halindeyseniz bu kitabı hemen elinizden bırakın çünkü sizi o depresif halin daha da içine çekecektir. Ayfer Tunç’tan okuduğum 5.kitap ama sanırım beni en fazla düşündüren en fazla kızdıran ve puanımın en düşük olacağı okuma zevki alamadığım kitap. Evet akıcı bi dili var okuyosunuz merak uyandırıyor ama bu kitapta sorun bu değildi tüm kitap boyunca bu adamın başına ne gelmişte bu hale gelmiş hadi anlat artık moduna giriyorsunuz ama yazar da sanki dur bak şimdi anlatıcam çok fena bir olay diye diye birer sayfa daha erteleyip tekrara düşmekten başka bir şey yapmamış. Verdiği mesajı çok net anlaşılıyor asla gizli değil okuyucunun yorumuna bile bırakılmamış konuşulması “zor” konulardan bu açıdan tebrik ederim. Fakat üzülerek söyleyeceğim ki bencil,kendini bilmez,derin bir ruh taşıdığını sanıp etrafındaki herkesin hayatını mahveden gereksiz iki karakterden başka bi şey değil. Madencinin çocukluğunda ölü kız çocuğu fotoğrafından etkilenme olayının da sırf Mürşit’in hikayesine göz kırpsın diye fazla zorlama yazıldığını düşünüyorum. Mürşit’in sürekli oğlunun acımasız tarafından şikayetçi olup en acımasız insanın kendisi olmasını sindiremiyorum. Bu sadece vahşetle ilgili değil o kadar bencil ki acımasızca etrafındaki herkesi nasıl yok ettiğini bilip bilmemezlikten gelmekten başka bir şey yapamıyor. Sanırım hayatım boyunca en nefret edeceğim kitap karakteri olarak kalacak ki kitabı bitirdikten sonra şunu düşündüm bi karaktere bu kadar öfke duymam yazarın başarısı tekrar tebrik ediyorum ama kitapla ilgili genel yorumum olmak üzereyken olmamış bir kitap olduğu.