Sefe Demirel

Sefe Demirel
@SefeDemirel
"..... insan yaşlı da ölse genç de ölse, ölünce aynı şeyi yitirir. Şimdiki zaman insanın yoksun kalabileceği biricik şeydir, çünkü sahip olduğu biricik şeydir, hiçkimse sahip olmadığı bir şeyi yitiremez."
Sayfa 20
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşam: "....her birimizin yalnızca şimdiki zamanda, bu kısacık anda yaşadığını unutma; geri kalan günlerimiz ya çoktan geçip gitmiştir ya da bilinmeyen gelecektedir. Dolayısıyla her birimizin yaşamı kısadır...."
Sayfa 19
Anneme (13 Mayıs 2018/ Anneler Günü)
Bir anne düşünün çocuklarının geleceği için versin bütün hayat mücadelesini. Televizyonu kapatıp her gece 5 cocuguna kitap okutup etüt yaptırsın. Hasta olanı sabah erken sırtında hastaneye götürsün hastaneye gitmek bir eğlenceymiş gibi götürsün hem de hastaneye giden döndüğünde kahramanıyla gün boyu nasil eğlendiğini anlatsın. Bir anne düşünün pazar günleri okul hazırlığı için gün boyu yorulup pazar akşamları hasta yatsın ve beş çocuğunun hepsi üzerine birer battaniye örtsün uyanırken beni çıkarın yandım deyip gülsün ve iyileşsin. Bir anne düşünün çocuklarını sahafa götürsün çözülmüş soru kitaplarini alıp eve gelip silsin. Düşünün gece boyu yaptığınız ödevi unutunca evde siz hiç aramadan arkanızdan okula getirsin. Bir anne düşünün bayramdan bir ay önce kızlarına kazak örmeye baslasin ve bayram gecesi uyumasin sonuncunun kazağını da bitirsin. Bir anne düşünün okul yakaliklarını dantelden örsün her yıl. Size özenle bakıldığını arkanizda cok güçlü o gücü herkes görsün ve imrensin. Bir anne düşünün hayatinizdaki tüm güzel şeylerin mimarı olsun. Bir anne düşünün kendinden çok beş çocuğunu sevsin. Aynı hayat felseyesiyle torunlarının da kahramanı olsun. Bir anne düşünün o zor günlerde 5 güzel çocuk büyütsün. 5 mutlu cocuk.
Babama (5 Mayıs/ 60. Yaş günü)
Bir baba düşünün eve hergün türkülerle girsin. Orhan Gencebay' ın yüzlerce şarkısı her sabah her akşam evinizin rutin sesi olsun komşularınız evinizden gelen güzel sesi sorsun. Size her zaman hayat enerjisiyle ışık olsun. Hayatta her zaman gülmenizin sebebi olsun. Hastayken kalp krizi geçirdikten sonra bile "Babam ben çok iyiyim ölmek yok kurtulamazsınız benden." deyip sizi orda bile güldürsün ağlatmasin. Kızlarını üniversiteye başka şehirlere gönderirken okumaya o şehrin her karışında ağlasın. Ya da kızınin düğünü boyunca herkes gece boyu ağlayan güzel yürekli babayi konuşsun gelini damadı değil. Bir baba düşünün hayvanları çok sevsin yavru köpeği arabanin altından kurtarirken ayağını anne köpek parçalasın siz çocukken köpeklerden nefret ederken o hep size hayvan sevgisini anlatsin. Evinizin çatısında güvercin beslesin festivalde yarışacağı en yetenekli güvercinini kızına bilgisayar almak için satsın. Bir baba düşünün sizi omuzlarında götürsün her yere çocukken. Götüremeyeceği yerlere bile kimseyi umursamayıp götürsün koysun sizi yan bilardo masasina her vuruştan sonra gelip birer kez öpsün alkışlayin koca yürekli adami attığı her sayida. Bir baba düşünün aradığınız her telefonu baba kurban emret diye açsın. Sizi her yil uğurlarken otogarda arkanizdan ağlasın şoförler 4 yıldır kızının arkasından ağlayan adam diye tanısın. Bir baba düşünün annenizi çok sevsin evde her zaman şiir okuyup serenad yapsin. Fenerbahçe maçlarını izlerken her golde hepinizi tek tek öpsün. Bir baba düşünün eğilip yere küçük torunlarının atı olsun, sakal bırakmayı çok sevdiği halde küçük kız torunu gıdıklanıyo sevmiyo diye hep kessin. Bir baba düşünün damadını oğlu gibi benimsesin sevsin ve herkes bu ilişkiyi sorgulasın şaşırsın. Bir baba düşünün bütün gülmelerinizin hepinizin huzuru olsun. Bir
Onlar (Tanrı'nın dışında) tüm geri kalan şeyleri düşünürler ve sadece kendilerine hayran olurlar; herşey onları hayrete düşürür, oyalar, onlarda ilgi ve tutku uyandırır; küçümseyerek uzaklaştıkları nesnelerle bozuşurlar. Sonuçta, ruhların Tanrı' ya dair tüm bilgisizliklerin nedeni, dünyanın nesnelerine değer vermeleridir ve kendilerini küçümsemeleridir. Çünkü insan bir nesne peşinde koşuyorsa ve ona hayran oluyorsa, bu, kendini nesneden aşağı görmesi demektir. Bu kişi, doğmaya ve ölmeye tüm nesnelerden daha aşağıya yerlestiğinden; kendinin, bildiği şeyin en değersizi ve en fanisi olduğuna inandığından, Tanrı' nın gücünü ve doğasını ruhuna asla yerleştiremez.
Sayfa 17