“Durduğumuz kabahat” diye tekrarladım bende. Bunca yıl payıma düşen bulanık çamurun içinde durduğum kabahatti. İşlediğim, işlemiş olabileceğim cinayetlerden bile daha büyük kabahat hem de. Asıl hata, yaptıklarım değil, bana onları yaptıranların arasında kalmayı sürdürmemdi. Doğru nedir emin olamazdım ama yanlışın yapış yapış koynunda onu tanıyacak kadar uzun yaşamıştım. Şimdi her şeyden kurtulma zamanıydı. Derin bir nefes aldım ve kendimi önümde uzanan boşluğun serin kucağına bıraktım.