Platon, Atina demokrasisinde geçerli olan ve yurttaşlara, gösterdikleri farklılıklar ne olursa olsun eşit adalet dağıtan "aritmetik eşitlik" karşısına, eşit olmayana eşit davranmamayı öğütleyen "geometrik eşitlik"i çıkarmaktadır.
Artık Atina demokrasisinde olduğu gibi herkes her görevi yapmamalı, devlet, kendisi için "iyi" olanı, (bir geometricinin üçgeni bilmesi gibi) bilen filozofa teslim etmelidir.
Geometri politikaya, kente inmekte, ona damgasını vurmaya hazırlanmaktadır.
Mumford'un sözleriyle "kralların gözde sporu" haline gelen savaşlar, kentin kaynaklarını giderek tüketecektir.
Kent "savaş hali" nin etkisiyle biçimlenmekte, surlar, hendekler, kuleler yükselmektedir.
Tanrı-kral birliği, bir yandan toplumsal düzenin güvencesi olan "aşkın" etkeni (Tanrı) politize etmekte, öte yandan ise politik etkeni (kral) aşkınlaştırmaktadır.