Selcen Ece

Selcen Ece
@Selcenece
Göğe bakalım... instagram.com/kitapkurdu17242... Dökmeye niyetim yok içimi zor sığdırdım zaten... Cemal Süreya Bu dünya hassas kalpler için bir cehennemdir
Yurdunu Kaybeden Adam
Puan vermedi·256 syf.··
2025 51. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 00:05
"Ne büyük acı vatansız kalmak hatta vatansız olmak. Gönlünün dolu dizgin koştuğu ülkelerin bir kıyısının bile olmaması... Sırtında Rus üniformasıyla Kırım için savaş... Sırtında Alman üniformasıyla Türkistan için savaş... Bağrın Hilâl uğruna ay yıldızın aşkıyla yanarken, göğsünde gamalı haç, kızıl yıldız taşı... Allah'ım sen bizleri vatansız,milletsiz bırakma. Hilâl'in gölgesini üzerimizden eksik etme... " Kitap Cengiz Dağcı'nın Korkunç Yıllar kitabının devamı. Sadık Turan'ın, arkadaşlarının ve ailesinin 2. Dünya Savaşı'nda oradan oraya savruluşunu anlatıyor tabiri caizse. Alman esir kamplarından kurtulan Sadık Turan Türkistan sevdalısı bir dernekte Türkistan'ın bağımsızlığı için Almanya safında Rusya'ya karşı savaşırken buluyor kendini. Dava büyük, güzel ama ah işte o ama gerçekleşmesi mümkünmüydü böyle bir hayalin? Savaşı Almanya kazansa farklı olur muydu? Bu kadar acıya, ölüme, eziyete değerdi belki o zaman. Kitabı hep bu düşüncelerle okudum. İlk kitaptan beri beni rahatsız eden düşünceden sıyrılamadım. Yakıştıramadım bir türlü Türkistan diye inleyen gönüllere Rus, Alman üniformasını. Hep bir iman ateşi aradım ama o topraklarda yetişmiş erlerin rakı sofralarını yadırgamamam gerekiyordu belki. Aslında beni rahatsız eden kitap değil aklımın bildiğini gönlümün kabul etmemesiymiş. Hatıra kitabı olarak yazılan bu iki kitap savaştan sonra bir erin ruhsal sıkıntılarını da güzel işlemiş. Savaşın bitmesiyle psikolojik savaşın bitmediğini gözler önüne sermiş. Kitabı okurken oluşan ruh yorgunluğunu bu incelemeyle raflara kaldırıyorum...
1000Kitap
Yurdunu Kaybeden AdamCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20201,913 okunma
Reklam
Puan vermedi·408 syf.··
2025 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 20:41
Kitap, Tess adında çok zor şartlarda büyümüş, duyma yetisi olmayan bir bilim kadınının reenkarnasyonla kendini 1873 te bir ailenin parçası olarak bulmasını anlatıyor. Gerçekten beklentimin çok üzerinde bir kitaptı. Hikaye alıp götürüyor insanı. Severek okudum. Reenkarnasyon üzerine okuduğum sanırım dördüncü romandı. Zirvede bırakıp bir daha okumamayı düşünüyorum. O değil bir gün kendimi reenkarnasyona inanırken bulmaktan korktum sanırım:) Okumayı düşünenlere iyi okumalar...
1000Kitap
Bin Ömrüm OlsaKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20181,333 okunma
Korkunç Yıllar
Puan vermedi·254 syf.··
2025 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 14:47
Roman, Kırım Tatar Türklerinin Rusya da gördüğü zulümle başladı. Kendi dilini konuşamamanın hüznünü, minarelerden ezan sesi yükselmemesinin acısını çok dokunaklı bir şekilde ifade etti. 2. Dünya savaşının başlamasıyla romanın baş karakteri Sadık Turan'ın Rus subayı olarak Almanlara karşı savaşmasıyla devam etti. Esir kamplarının o insanlık dışı manzalaralarını, insanı insanlığından utandıran sahnelerini gözlerimde canlandırdı. Romanda Kırım Tatar Türklerinin hem Rusya için savaşırken hem Almanlara esir düşüp esir kamplarında yaşarken hep bir memleket, ırk özlemi ve sevgisi içinde olduklarına bol bol değindi. Duygusal, dokunaklı bir romandı. Ufak bir kişisel yorum yapacak olursam: Daha önce soydaşlarımızın hazin hikayelerini konu alan çok kitap okudum belki sırf Türklere Türkleri anlattığı için belki ırkımın acılarını çok gerçekçi ifadelerle ortaya serdiği için o kitapları daha bir benimsemiştim. Belki de 2. Dünya savaşını anlatırken Türk erlerinin Rus subayı olmasını içime sindiremediğim için bilemiyorum bir Emine Işınsu hazzı alamadım. Bunun dışında kesinlikle okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Korkunç YıllarCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20192,783 okunma
10/10
·461 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2021 13:55
Hangisi daha zor? Kuyudaki Yusuf olmak mı? Yusuf'u bekleyen Züleyha olmak mı? Yusuf'un kuyuya düşmesine sebep olmak mı? Ülke yangın yeriyken oturup "zuhurata" bırakmak mı? Seksen devrini kaleme alan okuduğum en güzel kitaplardan biri oldu. Ülkeyi kocaman bir kuyuya, gençlerimizi Yusuf'a, kardeş kanı dökenleri de yılana benzetirsek kitabın mesajını vermiş oluruz sanırım! İkinci cildini okumak için sabırsızlanıyorum. İyi okumalar...
Edebiyat
KuyuAdnan İslamoğulları · Ötüken Neşriyat · 202083 okunma
10/10
·208 syf.··
2020 59. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2020 23:31
Türkçülük akımının en büyük temsilcilerinden olan Yusuf Akçura Suriye ve Filistin gezisindeki gözlemlerini yazıp "Vakit" gazetesine göndermiş ve bu mektuplar yayınlanmış. Suriye ve Filistin topraklarının elden gitmesi 1917-1918 yıllarında oluyor bilindiği üzere... İşgaller, hainlikler, savunulamaz hale gelen cepheler. Ama "Suriye ve Filistin Mektupları"nı okurken "biz bu toprakları çok daha önce kaybetmişiz zaten" dedim. Bir milleti var eden, ayakta tutan, yücelten dildir. Dil varsa bağlılık, birlik, beraberlik vardır. Ve herşey dil temellerinin üzerine kurulur. Parçalanmak, bozulmak istenen milletler önce dillerinden vurulur. Yusuf Akçura'nın mektupları bize gösteriyor ki bu topraklarda Fransız, Yahudi, Alman, İngiliz, Arap varmış ama Türk yokmuş... Yazışma dili Fransızca, konuşma dili İngilizce, Fransızca, Almanca ama Osmanlı toprağı olan bu yerlerde Türkçe konuşan yok! "Niye Türkçe konuşmuyorsun?" diyen de yok! Eğitim veren doğru düzgün kurum yok, ne dinî ne millî... Nerede güzel eğitim veren gösterişli bina varsa ya Fransız ya Alman yada Yahudi... Yahudiler Araplar ve Türkler gibi değil önce dillerine bağlılar sonra dinlerine... Çalışıp çabalıyorlar. Siyonist olduklarını gururla söylüyorlar. Ve şu anda Filistin'in, Suriye'nin Kudüs'ün hali ortada... Okurken sinirlenip elimden bıraka bıraka bitirdiğim bir kitap oldu. Gerçek tarihe meraklı herkese tavsiye ederim. İyi okumalar. Kitap ŞuuruKitap Şuuru
Tarih
Suriye ve Filistin MektuplarıYusuf Akçura · Ötüken Neşriyat · 2024141 okunma
Reklam