Selim Üstüner

Selim Üstüner
@SelimUstuner
Z <3 11.06.2026 Mâzi tarlasının hâsılâtının, mürûr-i zaman süzgecinde un ufak olup nisyân derelerinde inhilâle maruz kalmaktan, ehemmiyeti ve müessiriyeti sebebiyle kurtulması kanaatimce icab etmiş olan kısmıdır yazdıklarım.
Eğitim müfredatımız âdeta öğrencilerin kafası dağınık olsun diye hazırlanmış gibi. Zavallı gençlerin bir konuda var olan bilgileri yutarak (hazmederek) diplere inmelerine engel olunuyor. Yükümlü oldukları derslerin çeşitliliği gerçeğin kıyısından geçmelerine neden oluyor.
Sayfa 20
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ne yazık ki sınavlar öğrenciyi gerçekten tanımaya veya değerini ortaya çıkarmaya yönelik değildir. Sadece hafızaya kaydettikleriyle ilgilenilir. Bu sınav sistemini biraz düşününce tıp, hukuk, fen bilimleri, tarih öğrencileri yani tüm öğrenciler yıl boyunca ezber bilginin haricinde gerçekten öğrendikleri bilgi miktarının ne kadar az olduğunu itiraf edeceklerdir. Okul zavallı gençleri her şeye temas etmeye mecbur bırakınca hiçbir şeyin esasına vâkıf olamıyorlar.
Sayfa 19
Diyebilirim ki, babam, imparatorluğun inkırazını durduramamış, fakat hiç olmazsa dümenini sahile kırmış Ve bir kumsala oturtmaya muaffak olmuştur. Enkazından da bilahare semereli bir şekilde faydalanılması mümkün olmuştur. İmparatorluk, daha fena bir idareyle, denizin açıklarında da batırıp izi bulunamayacak şekilde, sulara gömülüp gidebilirdi.
Sayfa 111
(İttihat ve Terakki Cemiyeti)
Önce babam, Pantürkizm'in gelişmesi için, bu cemiyetin faaliyetlerini kanalize etmiş, himaye etmiş, kendi aleyhindeki faaliyetlerini dahi teskin ve yatıştırma yolu ile bertaraf etmeye çalışmıştır. Günün birinde << hasta adam>> Üzerinde menfaat sahibi olan Rusya ve İngiltere'nin muhtemel öldürücü darbelerine karşı imparatorluğa bu cemiyetin faydalı olacağı ümidini -onun vahim yanlışlarına rağmen- beslemiştir.
Sayfa 112
Birbirimize nasıl bakacağımızı bilmediğimiz için. Hiçbirimiz basit, yalın kat görmüyoruz kendimizi de, başkalarını da. Kendimizde ve onlarda olmayan nitelikleri yakıştırarak bakıyoruz. Sonra bir gün gerçekle karşılaşınca düş kırıklığı… Bundan dağılıyoruz.
Sayfa 93