Z <3 11.06.2026
Mâzi tarlasının hâsılâtının, mürûr-i zaman süzgecinde un ufak olup nisyân derelerinde inhilâle maruz kalmaktan, ehemmiyeti ve müessiriyeti sebebiyle kurtulması kanaatimce icab etmiş olan kısmıdır yazdıklarım.
“Bu herkeste böyle midir? Çocuk sevgisinde biraz aşk, sevgilisi sevmekte biraz acıma var mı?”
“Biraz değil, birçok var. Hani kendi kendimizi gizliden severiz ya... Sizden bir şey, bir canlı parça koparıyor. Bu canlı parça, ilk zamanlar, ilk zamanlar değil uzun zamanlar, hatta 90 yaşına da gelse, sizin için gene küçücük, akılsız, kendisini korumaya gücü yetmez bir şey oluyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nedime Hanım, faydasız gördüğü bu masrafları yaptırmamak için biraz uğraşmıştı ama bu harcamaların mahpushane-deki kocasını da çocuk gibi sevindirdiğini görünce, erkeklerin bazen, ne kadar değersiz şeylere önem vererek asıl işi unuturgibi olduklarını, bazı da asıl işe hayatlarını, kadınlarını, çocuklarını bile nasıl hiç duraklamadan feda ettiklerini anlayarak seslenmemişti.
Bunlar, akıllarına, deneylerine, ölme ve öldürme yeteneklerine rağmen birer kocaman bebektiler; saygıyı, acımayı, sevgiyi hak eden yönleri de buradaydı.
Mississipi ile Amazon nehirlerinden hangisinin daha uzun, hangisinin daha geniş olduğunu belki de bilmiyorlardı ama, kendilerine göre de bilgileri şaşırtıcıydı. Sözgelimi içlerinde Mesnevi’yi, şairinden daha doğru, daha mantıklı açıklayanlar, Fransızcayı Voltaire'den iyi söyleyip yazanlar, Hegel'den önceki dünyada bütün fikir akımlarını filozoflarının hayatlarıyla ezberleyenler vardı.
Bunları dinlemek, bilgisizliğin derinliğini gösterdiğinden insanın korkuyla başını döndürüyor, fakat sistemsizliklerindeki karışıklık, bilgilerini sindirememişlik de aynı baş dönmesini veriyordu.
"Haydi elin kalem tuttu diyelim, çıkaracağın gazetenin adını ne koyardın?"
"Adı kolay! Burada, vaktiyle 'Eşek' adında bile gazete çıkarılmış. Hem de gelene geçene 'Eşek' diye bağırarak keyifli keyifli koşan çocuklar köprüye varmaz gazeteyi tüm satarlarmış... Bizimkinin adı da 'Katır oluverirdi."
"Fena değil... Eşek'i kapatmışlar... 'Elmalûm' çıkmış. Katır'ı kapatsalar 'Hatır' diye çıkarsın... Onu da kapatsalar 'Kıtır’ diye..."
Zamanında hiç değer vermediği halde, her vakit herkesten önce davranmak isteyen, sırasına razı olmadığı için de birbirini itiştirip geç kalan milletimiz gene telaşla davrandı.