Nazif ona :
Her şey bitti,hiç ümit yok değil mi? derken o inatçı bir çocuk tavrıyla başını sallıyor:
“Yok canım,mutlaka yeneceğiz,mutlaka...” diyordu.Sonra yavaş yavaş içinden gelen bir sesle ilave ediyordu:
“Benim gördüğümü sen de görmüş olsan inanırdın.Hiç ümitsizliğe düşmezdin.Ben ilk sedyelerin hastaneye nasıl geldiklerini gördüm.Hiç birinde ne bir pişmanlık,ne bir azap,ne de bir korku emaresi vardı.Hepsinin yüzünde okunan şey,yalnız azim,yalnız metanetti.”Hanım abla şu yarayı sar da dönüvereyim.”(Kurtuluş Savaşı)