Son Günleri - Nazım Hikmet
Nazım Hikmet, 1963 başlarında, sürgünlüğü bir yazma biçimine dönüştürmekle, Türk şiirini zenginleştirmekle uğraşır.
1963 baharında, son günlerini, yabancı bir gökyüzüne bakarak hasretle geçirir. Yersizliğin, yurtsuzluğun kıyısında, sürgünlüğü günü 'an'ı aşan bir boyutta yaşar. Yaşadığı yer değil, yaşattıkları/onda yaşayanlar önemlidir. Kopulan yer, bağlanılandır aslında; yaşanmışlıkları, anıları, izleri, onun var oluş gerçeğidir. Vuslat, bir zühre yıldızı kadar uzak, bir gözyaşı kadar yakındır...