Bahçıvan ve Ölüm
“Bu acının bedenimdeki yerini tespit etmeye çalışıyorum,
kaynağı tam olarak neresi? Şimdi göğsümün derinliklerinde, diyaframın
olduğu yerde, beni boğuyor, nefes almamı engelliyor.
Aslında bu göçebe bir ağrı. Şimdi yukarıda boğazımda, ağlama
merkezinin oralarda bir yerde. Şu anda hamur kıvamında, tam
pişmemiş ekmek gibi, yutması zor.”
Ermiş
“Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir.
Onlar hayatın kendine duyduğu özlemin oğulları ve kızlarıdır.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın.”
Bir oturuşta okunabilecek ama etkisi uzun süre kalan kitaplardan biri. Roman gibi sürükleyici değil; altını çizerek, durup düşünerek okunacak bir eser. Özellikle hayata, insana, aşka ve ruha dair derin şeyler hissetmek isteyen herkesin okuyabileceği zamansız bir kitap.
Altı Harfli Bir Tatlı
"Ben istiyorum ki
meşguliyetim olsun.
Elimde bir işim olsun.
Bekleyecek bir şeylerim
olsun... Telefonun başında çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarında çocukların, torunların bana uğramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çiçek açsın diye bekleyeyim, domates kızarsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler...
Zaman kolay geçsin
istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüm kapımı çalana kadar bir şeyler oyalasın işte beni."