Selva

Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir bile edemezsiniz.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Yakınlarımı nasıl seveceğimi hiçbir zaman bilemedim. Bence özellikle yakınları sevmek, yabancıları sevmekten daha zordur.
Unutmayın ki, dünyadaki en korkunç şey ümidini kaybetmektir.
Her şeyi fazla ciddiye alıyorsunuz, bu yüzden de mutsuz oluyorsunuz.
Şimdi bomboş duran bu ev gibi kalbi de benliği de boştu. Sanki bir göç olmuş, her şey savrulup, gömülüp gitmişti.