Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Garson bir fincan çay getirip masaya bıraktı. Masanın ayaklarının bir çarpı işareti biçiminde kesiştiği noktaya her biri ceviz büyüklüğünde, bir dizi pirinç top asılmıştı. Toplar dan biri gevşemişti. Eğildim, sıkıştırdım. Keşke kendi yaşamı mı da böyle bir çırpıda onarabilseydim. Yıllardır gördüğüm en demli, en koyu çaydan bir yudum aldım, Süreyya'yı dü şünmeye çalıştım; generali, Cemile Hala'yı, bitirilmeyi bekle yen romani. Sokaktaki curcunayı, karman çorman trafiği, küçük dükkânlara girip çıkan insanları seyrettim. Yan masadaki transistorlu radyodan yayılan kaval sesini dinlemeye çalıştım. Ne olursa. Ama yine de, mezun olduğum günün gecesi, bana az önce hediye ettiği Ford'da yanımda oturan, bira kokan Baba gözümün önünden gitmiyordu: Keşke Hasan da bugün yanımızda olsaydı.