İnsan henüz epeyce gençse ve yaşam denen müzik parçası hâlâ açılış notalarındaysa, yaşamın şurasını burasını değiştirip yeniden yazabilir, karşısındakiyle motif değiştokuşu yapabilir; ama Franz ve Sabina gibi daha geç yaşta karşılaşan iki insanın müzik parçaları az çok tamamlanmıştır ve her motif, her eşya, her sözcük her biri için farklı anlam taşır.
“Çocukluk yaşlarında oluşan inançlarımız bizi o kadar sıkı sarmalar ki; olan biten her şeyi o inançların gözümüzde oluşturduğu perdeden izler, öyle anlamaya, anlamlandırmaya çalışırız.”
Channing’in belirttiği gibi, Orta Afrika ülkeleri bize ne kadar yabancıysa, insanların çoğu da kendilerine o kadar yabancıdır. Bakışlarını hiçbir zaman gönüllü olarak dış dünyadan kendilerine doğru çevirmemişlerdir; ya da daha ziyade, bilinçlerini dışarının şeylerine kocaman açtıkları için, dış kökenli o selin altında kendi varlıklarının sağlam ve kalıcı zeminini sondajlayacak cesareti hiçbir zaman kendilerinde bulamamışlardır.