Semihcan Sönmez

Semihcan Sönmez
@SemihisReading
“Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var; hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinim benim için.”
Ordu
Ordu, 28 Haziran 1993
193 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Allah’a inanırdı ama dini inancı o noktadan öteye gitmezdi.”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·120 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 11:40
Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'ı Tanzimat Dönemi'nde geçen, ilk yerli romanımız olarak kabul edilen unutulmaz bir aşk hikayesi. Devlet kalemlerinden birinde memur olan Talat Bey, bir gün Hacı Baba adında yaşlı bir tütüncünün dükkânından tütün alırken, cumbadan bakan Fitnat'ı görür ve ona aşık olur. Aşkı uğruna Talat, cesur bir adım atıp kadın kılığına girer ve Fitnat'la tanışmanın yolunu bulur. Tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. İkili arasında gelişen duygular derinleşirken, çevrelerindeki düzen ve yanlış anlaşılmalar işleri daha da karmaşık hâle getirir.Fitnat ise üvey babası tarafından gözetim altında büyütülmüş, kendi hayatı üzerinde neredeyse hiç söz hakkı olmayan bir genç kızdır. Daha sonra Fitnat, zengin olan Ali bey ile evlendirilmeye zorlanır. Sonunda ortaya çıkan gerçekler büyük bir trajediye yol açar. Kitap Teknik olarak çok güçlü olmasa da, toplumsal sorunlara dikkat çekmesi açısından önemli bir eser. Dili günümüz Türkçesine çevrildiği için gayet anlaşılır ve akıcı. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202238bin okunma
7/10
·120 syf.··
3 günde okudu
·
2026 16. kitabı
Şemseddin Sami
7.9/10 · 38bin okunma
“Erkeklerin evlendiklerinde eşlerine verdikleri değer, satın alacakları bir beygir veya bir arabaya verdikleri değerden azdır.”
8/10
·398 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 21:56
Orhan Kemal'in 'ağlayarak yazdım' dediği o roman. Orhan Kemal'in 1960'ta yazdığı El Kızı, bir aile trajedisini anlatıyor. Yıllarca görmezden gelinen gerçekleri, kadına şiddeti, gelin-kaynana çatışmasını ayrıntılarıyla dile getiriyor. Yoksulluk, çaresizlik ve özellikle kadının toplumdaki kırılgan konumu üzerinden ilerliyor. “El kızı” kavramı, toplumda sahipsiz, korunmasız ya da değersiz görülen kadınları simgeler. Okurken kaynana Hacer’e sinir olacak, bazı yerlerde sayfaları yırtmak isteyeceksiniz. Hikayede, Kayınvalidesi Hacer tarafından sürekli aşağılanan, zorbalanan, ezilen, şiddete maruz kalan Nazan'ın aile, toplum baskısı ve ekonomik sıkıntılar arasında sıkışmış bir hayatını okuyoruz . Roman, dönemin Türkiye’sinde erkeğin egemen olduğu ve kadınların yaşadığı gerçek sorunlara ayna tutuyor. Orhan Kemal, kadının toplumda nasıl “eşya gibi” görüldüğünü çok sert ama gerçekçi bir şekilde anlatmış. Kitabın son bölümüne kadar içimde hep bir umut vardı böyle bitmemesi adına fakat öyle olmadı.. Kitapta kötüler hak ettiğini buldu ama Nazan için böyle son beklemedim açıkçası. Dramatik yeşilçam tadında oldukça sürükleyici bir kitap hemen okunup bitiyor. Ders niteliğinde bir kitap sadece okuyup bitirmek değil sindirmek ve üzerinde düşünmek gerekiyor. Keyifli okumalar.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma