"sessizlik nedir, nedir ey biricik sevgili?
sessizlik, söylenmemiş sözlerden başka nedir?
ben susuyorum ama serçelerin dili
doğanın şöleninde akıp giden cümlelerin hayat dilidir
serçelerin dili, yani bahar. yaprak. bahar.
serçelerin dili, yani meltem. koku. meltem.
serçelerin dili ölüyor fabrikalarda."
"gece, ıslak yollarda
kaç kez sordum kendime ben de
yoksa hayat, gölgelerimizin derinliklerinde mi renklenmekte
yahut biz dediğimiz, kendi gölgelerimizin gölgesi mi?"
Otomatik Portakal, benim aklımda hep çizginin dışında bir eser olarak yer almıştı. Konusunu tam olarak bilmesem de hissiyat olarak böyle hissetmiştim. Eser, 15 yaşında "çete" lideri olan Alex ve çevresindekiler üzerinden gelişiyor. Alex ve arkadaşları ortalığa karanlık çöktüğünde suçlara karışıyor. Alex, bu suçları işlerken beraberinde de birtakım sorgulamalara gidiyor. Bu sorgulamaların başında elbette ki iyilik ve kötülük geliyor. Şiddetin insanın benliğinde yarattığı derin yarayı bu eserde görebiliyoruz. Sizin bedeniniz ve ruhunuz bu şiddetten hasar alırken diğer insanların hayatınıza kendi menfaatleri uğruna adeta bir komplo kurduklarını götürüyorsunuz. Birey ve şiddet... Birey ve toplum... Tüm bu kavramlara değinen bu eser çok sarsıcıydı. İlk sayfalarda birbiri ardına gelen şiddet sahneleri sizi afallatıyor gerçekten. Esere karşı yorum yapmak oldukça zor. İnsan psikolojisini anlamlandırmak lazım en başında. Dolayısıyla bu olmadıkça her yorum yetersiz kalacaktır. Hayatınızın hangi döneminde okumaya kendiniz karar vermelisiniz.
Birhan Keskin'den ilk okuduğum şiir kitabı oldu Fakir Kene. Birhan Keskin'in günümüz olaylarına ( şiddet, kadın cinayetleri, her yerin demirleştirilmesi vb.) değinmesini şiirlerde apaçık görebiliyoruz. Bunu yaparken sıradan bir anlatım sunmuyor bizlere. İronik bir dil diyebiliriz belki. Üstü kapalı bir dil yok ancak sıradan da değil... Yeri geliyor sizlere bir hikaye de sunuyor Birhan Keskin. Bu hikayede aile bağlarına değinilip ölümden, yaşamdan bahsediliyor. Ben severek okudum gerçekten. Diğer eserlerini okumaya devam edeceğim.