Sena Atbaş

Devlet adamları böylesi bir anaokulu olan daire bu doğada öylesine uzun bir kariyer haline gelmişti ki bazı ciddi lordlar , sırf Geçiştirme Ofisinin başkanı olarak Nasıl Yapmamalı pratikleri sayesinde işin oldukça doğaüstü dâhileri olma şansını elde etmişlerdi.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Reklam

Sena Atbaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
2021 5. kitabı
Şükrü Erbaş
8.4/10 · 11,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 3. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2021 21:05
Herkese merhabalar. Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç... Hüseyin Rahmi Gürpınar ile tanışma kitabım olan Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç'ı çok severek okudum. Değişik bir kurgusu var. Yazarın bir derdi olduğunu her okuyucu anlayacaktır. Kitabımızın konusuna değinmek gerekirse; bir İstanbul mahallesi dünyaya kuyrukluyıldız çarpacak haberleri ile çalkalanır. Binbir teori üstüne teori üretilir halk tarafından. Ölecek miyiz ne olacak sorgulamalarıyla duyan duymayana ileterek bir kargaşa yaratılır. Yani gülmeden edemiyorsunuz söylenenlere. Baş karakterimiz İrfan bu kuyrukluyıldız ile ilgili mahalle ahalisine bir konferans verir. Bu konferans ona beraberinde aşk getirecektir. Kitap salt kuyrukluyıldız konusundan ibaret asla değil. Birçok konuya değinilmiş. Kadınların toplumdaki yeri , erkek ve kadın arasındaki eşitsizlik , toplumun ,kime göre neye göre, yozlaşması , bilgisizlik ve birçok konu ele alınmış. Modern hayata geçişin yarattığı sıkıntılar , uyum sağlayamama durumlarını da görüyoruz. Yazarın bir derdi var ve bu çok bariz. Eser akıcı ve sürükleyiciydi. Harikaydı. Çok beğendim eseri. Mutlaka tavsiye ederim. Türk edebiyatı her zaman damağımda farklı bir tat bırakıyor. Okumaya hep devam.
Edebiyat
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,6bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2021 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 22:15
Ve evet Durgun Don okuma serüvenim sona erdi. Dört kitapla birlikte Kazaklarla, Kızıllarla , Bolşeviklerle , Komünistlerle , Sovyet Rusya savunucularıyla , Çar'ın devrilmesini isteyenlerle olmak çok etkileyici bir durumdu. Başta Tatarski köyünde olmak üzere bütün Don bölgelerinde o pastoral havayı solumak harikaydı. Şolohov'un bizleri çıkardığı yolda soluksuz savaşı , soluksuz ölümü görüyoruz. Kadınların dul kalması , çocukların yetim ve öksüz kalması , evlerde tuz , şeker , gazyağı dahi olmaması da savaşın getirdikleri... Aşk , savaşa boyun eğer mi? Fedakarlık var mıdır savaşta? Bir kılıç mı yeter gözünü kırpmadan öldürmeye? Dördüncü ciltte şunu görüyoruz: Ekim Devrimi sonrasında yaşanan İç savaş yavaş yavaş sona erdikten sonra cepheden dönüşler başlıyor. Yine birlik olanlar ayrılıyor. Yine ölümler , kaçışlar devam ediyor. Ailelerin yavaş yavaş parçalanmasını görüyoruz. Savaştan bıkmış , artık hayatlarını tüfeksiz geçirmek isteyen askerleri görüyoruz. Ne müfreze kalıyor ne cephe. Sovyet Rusya'nın yok olmasını isteyip iç savaşı sürdürmeye çalışanları okuyoruz fakat okuyucu da fark edecek ki sona yaklaşıyoruz. Beyhude... Çok ama çok sevdim Durgun Don serisini. Seriden en çok birinci cildi sevdim. Birinci ciltte bir sahne var ki aklıma geldikçe hala etkileniyorum. Çok acı bir durum. Çaresizlik böyle oluyormuş demek. Şolohov ile tanıştığım için çok mutlu oldum gerçekten. "Uyandırılmış Toprak" adlı eserini de mutlaka okuyacağım. Mutlaka ama mutlaka tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Durgun Don - Cilt 4Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 2021882 okunma