...
Ömür dediğin nedir ki?
Avuçlarında eriyen bir kar tanesi...
Hala bekliyor musun?
...
Merhaba de,
Seni seviyorum de,
Bugün sadece kendine...
...
Başkaları için unuttuğun kalbinin sesini, sonuna kadar aç,
Davullar her gün senin için çalmalı...
Bu hayat senin,
Olacaksa ölümün bile, gönlünün attığı yerde olmalı...
Nihan Kaya'dan okuduğum ilk kitaptı bu. Okurken o kadar farklı duygular hissettirdi ki, bu kitap için bir inceleme yazabilecek yeterliliğe sahip olmadığımı düşündürdü bana.
Aslında bir değil iki kitap okuduğumu hissettim. Çünkü iki farklı bakış açısıyla, iki farklı kişinin gözünden anlatıyordu hayatı. Böyle bir kitabı beğenip geçmek istemedim. Yazarın kitabın sonuna bıraktığı notundan bir kısım paylaşmak istedim.
"......
bir çocuğun zihninin nasıl çalıştığı üzerine daha bilinçli düşündürmesi bir yana, okurun bu kitapta okurken eleştirdiği kötülüklerden azade olmadığının farkına varmasını arzu ediyorum.
Ben dahil olmak üzere hiçbirimiz Bihter'le
aynı okula giden bir çocuk olduğumuz takdirde onu yargılamayacağımızın garantisini veremeyiz, ki her gün hiç farkında olmadan yargılayıp durduğumuz insanlar bunun
kanıtı.
Yargılayıcılığımızın ayrımına dahi varmadan yargılayıcıyız...
Toplu kötülükler, en kolay, en yaygın kötülüklerdir; bireyin kendi payına düşen kötülüğü yadsımasına olanak tanırlar.
Kötülük yapılan kişi, sonradan bu insanlardan hangi birine gitse o, kötülüğün suçlusu olarak başkalarını işaret edecek ve kendi yaptıklarının sorumluluğunu almayarak mağduru aynı kötülükle ikinci kez baş başa bırakacaktır.
Çocukların zihni bizimki gibi çalışmaz.
Bir çocuğun düşünme biçimi, her birimiz farkında olmadan çocuğa nasıl düşüneceğini öğretiyorsak öyle şekillenir.
Biri gelip çocuğumuzun iznini önemsemeden onu öpüyor, kucaklıyor, çocuğa bir şekilde dokunuyorsa ve biz sessiz kalıyorsak bu,
çocuğa bunun normal olduğunu, isteyenin gelip istediği gibi çocuğun bedenine dokunabileceğini söylemektir.
Böyle bir çocuk, bizim bedenimize dokunamayacağını, ama isteyenin onun bedenine istediği şekilde dokunabileceğini,
onun bedeninin özerk bir varlığı olmadığını öğrenir ve biri gelip