Sena ☾⋆

Sena ☾⋆
@Senaszer
𐙚⟡𓇼𓆉⋆°。𓏲ִ𓇼ᥫ᭡ Okumak, düşünmek, denizin sesini dinlemek, ormanda yürümek, yalnız kalmak ve yazmak için bir yaşam düşlüyorum...
Varlık ve mertebeleri nasıl bir bütünlük arz ediyorsa, ona tekabül eden idrak ve bilgi türleri de çok katmanlı bir bütünlük arz eder. Farklı idrak araçları olarak his, hayal, akıl, sezgi, kalp, gözlem, tecrübe ve deney, varlığın mânâsını keşif ve inşa sürecinin vasıtalarıdır. Aynı şekilde bilim, felsefe, metafizik, kelam, sanat, edebiyat, tarih, sosyoloji, psikoloji, siyaset, iktisat gibi farklı ilim dalları da epistemik türdeşlik içerir. Farklı varlık mertebelerini birbirlerinin yerine ikame etmeye çalışmak ne kadar yanlışsa, farklı ilimleri ve bilgi türlerini birbirlerinin yerine koymak da aynı şekilde hatalıdır. Varlığın modaliteleri ile bilgi türleri arasındaki uyum, varlıklar arasındaki bütünlük ilişkisinin bir tezahürüdür.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düşünceler ruh ve zihin dünyamızda cereyan eden soyutlamardan ibaret değildir. Var olma biçimimizi, benimsediğimiz düşünceler belirler. İyi olmak için iyiyi düşünmek gerekir. Doğru olmak için doğrunun peşinden gitmek gerekir. Güzel olmak için güzeli teemmül etmek gerekir. Mevlana Celaleddin Rûmî şöyler der; Kardeşim, sen düşünceden ibaretsin Geriye kalan, et ve kemiksin Gül düşünür, gülistan olursun Diken düşünür, dikenlik olursun Gül mü olmak istiyorsun yoksa diken mi?
Beni bir ağaç gölgesiyle hatırla, Bir martı kanadında, bir dalga sesinde. Zamanın en ince yerinden kırıldığı o anda. Bademlerden say beni, çiçek açtığım mevsimde. Bir gün bir rüzgâr geçerde şehrinden, Savrulan yapraklar gibi dağılırsa hatıralar, Korkma, yitip gitmem ben bu sessizlikten, Bademlerden say beni, baharı getiren o kar. Dallar dolusu beyazlık, bir parça sabır, Kışın soğuğunda saklı o narin duruş. Görürsen çiçeklenen ağaçları birer birer, Bademlerden say beni, zamana karşı direniş. Paul Celan
Şiir
Düşünmek, her tür kâr-zarar ve fayda mülahazasından önce, insanın kendini gerçekleştirmesi için gereklidir. Pragmatizm, her tür aşkın ilkeyi ve değeri, pratik faydaya indirger: Bir şeyin faydası varsa anlamı vardır. Felsefî anlamda "kendinde şey"i yok eden ve her şeyi metalaştıran bir dünyada iyinin, doğrunun, güzelin, inancın, sevginin ve dostluğun yaşaması imkânsızdır. Varlıkların özü üzerinde düşünmek, onları araçsallaştırmadan ve kullanım değerine indirgemeden kıymetlendirmek demektir.
Bilgiyi para, şöhret, güç, makam mevki ve sömürü gibi ondan daha aşağıda bir şey için arzuluyorsak, onun özünden uzaklaşırız. Bir insanı, insan olduğu için değil, parası, gücü, konumu, makamı, vs. için seviyorsak, sevgiyi süflî bir amaca ulaşmak için araç hâline getirmişiz demektir. İnsan sevdiğini başka bir şey için değil, o olduğu için sever. Bunun dışındaki her izah, sevgiyi araçsallaştırır ve içini boşaltır. İleri kapitalizm, Tanrı'dan ahlaka, sanattan tabiata her şeyi araçsallaştırma konusunda sınırsız bir hırs içinde. Zira serbest piyasa mantığına göre artık her şeyi alıp satmak mübah. Her şeyin bir bedeli var. Oysa bazı şeyler kullanım değerinden bağımsız olarak kendi zatında kıymetlidir. İnsanın Rabbine olan inancı, annenin yavrusuna olan sevgisi, dostun dosta olan sadakati bir başka amacın aracı olamaz. İnancın, sevginin, dostluğun, hakikatin araçsallaştığı bir ortamda hiçbir değeri korumak mümkün değildir. İyi, doğru ve güzel olanla ilişkimizde böyledir. Tolstoy modern dönemde iyinin araçsallaştırılmasına olan isyanını anna karenina romanında Levin karakteri üzerinden ifade eder. "Eğer iyinin bir sebebi varsa, o artık iyi değildir; bir sonucu ödülü varsa, o da artık iyi değildir. Bu yüzden iyi, sebep-sonuç ilişkisinin dışındadır. Ve bunu ben ve hepimiz kesin olarak biliyoruz."