Deborah Tannen'ın araştırmaları, cinsiyetlerin konuşurken farklı hedefleri olduğunu gösteriyor. Erkekler birbirleriyle rekabet etmek ve sorun çözmek için sohbet ederken kadınlar duygularını paylaşıp birbirleriyle bağ kurmaya çalışıyorlar. Bu da erkeklerin sosyal ilişkilerinde zıtlaşmaktan ve kendilerini ifade etmekten çekinmemeleri anlamına geliyor; kadınlar ise gün içinde deyim yerindeyse karnından konuşup açık çatışmadan kaçınıyor. Kadınların sürekli erkeklerin kendilerini dinlemediğinden, erkeklerin de kadınların boş konuşup kafa şişirdiğinden şikayet etmesinin temeli de bu aslında.
Oda karardı. Ruhunda boşluk, hüzün vardı. Çevresindeki hayal ülkesi yıkılıyor, bir iz bırakmadan yıkılıyordu. Her şey, düş gibi, gürültüsüz, sessizce gelip geçmişti. Şimdi hayallerinin neler olduğunu bile anımsamıyordu.
Pink Floyd The Wall albümünün kayıtlarını yaparken prodüktör Bob Ezrin, Roger Waters'ın karşı çıkmasına rağmen Another Brick in the Wall şarkısını uzatmaya karar verir ve nakarat kısmını yakındaki lslington Green adlı okulun öğrencilerine okutur, hem de rahatsız olabileceğini düşünerek şarkının sözlerini müdireden saklayarak. Ortaya çıkan sonucu dinleyince Waters'ın yüzünü bir gülümseme kaplar ve inadı kırılır. Zihin kontrolüyle suçladığı okul sistemini protesto eden bu şarkının nasıl büyük bir hit ol duğunu tekrarlamamıza gerek yok sanırız.