Herkese merhaba arkadaşlar, bugün sizlere yazarımız Katrıne Engberg kaleminden #kiracı kitabıyla geldim.
Kitabımızın içeriğinden biraz bahsedecek olursak bir apartmanda kiracı olarak yaşayan iki kız arkadaştan biri olan genç ve güzel kızın cesedi yaşlı komşusu tarafından bulunur. Julie ismindeki bu genç kız vahşice öldürülmüştür. Ev sahipleri profesörlükten emekli olmuş ve yazarlık yolunda ilerleyen Esther de Laurenti’dir.
Esther de Laurenti’nin yazmakta olduğu eserin içeriği ile genç kızın feci ölümü birbirine çok benzemektedir. Bu benzerlik bir tesadüf mü veya bir gerçeğin yansıması mıdır?
Kopenhag emniyeti bu cinayeti çözmek için soruşturma başlatmıştır.
Kitabımız bir polisiye kitabı olup her sayfasında bir diğer sayfanın merakıyla düşündüren harika bir eserdir. Sizler de bu tür polisiye cinayet konulu kitapları okumayı seviyorsanız mutlaka değerlendirmeniz gereken harika bir eser arkadaşlar. Hadi gelin hep birlikte kitabımızı okuyarak cinayetin nasıl ve kimler tarafından işlendiğini, yaşlı profesörün yazmakta olduğu kitabın içeriğiyle genç kızın ölümünün benzerliğin çözelim.
KiracıKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2021277 okunma
Bugün sizlere Emre Saraçoğlu’nun kaleminden çıkan #MedihaHanımÖlmekİstiyor kitabıyla geldim.
Kitabımız, baş karakterimiz Mediha Hanım’ın sıradanlıktan uzak, ilginç yaşam hikayesiyle dikkat çekiyor. Okurken özellikle dramatik sahnelerde derinden etkilendim. Mediha Hanım’ın hayatın yoruculuğundan, stresinden ve kaygılarından sıyrılmak için ölümü istemesi beni çok düşündürdü... Onu tüm kalbimle anladım ve hislerine hak verdim.
Mizahın arka planda kaldığı sayfalarda ise derin bir hüzün ve yalnızlık duygusu insanın içine işliyor.
Hayatın içinde hepimizin zaman zaman hüzün denizlerinde kaybolduğu, yalnızlıkla yüzleştiği anlar oluyor...
İşte tam da bu yüzden, bu kitap yalnızca bana değil, hepimize çok şey katacak bir eser.
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere The Kitap Yayınları ‘ndan bir tavsiye ile geldim. Bu kitap beni derinden etkileyen, içimde iz bırakan bir hikâye oldu. Noriko’nun yaşadıkları sadece bir çocuğun değil, bastırılmış, ötekileştirilmiş tüm insanların hikâyesi gibi. Henüz sekiz yaşında “sorgulama, savaşma, direnme” öğüdüyle büyütülmesi; daha o yaşta hayatın yükünü sırtlaması çok dokunaklıydı. Ama işte tam da bu yüzden Noriko’nun sessiz direnişi ve içten gelen gücü hayranlık uyandırıcıydı.
Aile içinde saklanan bir sır, dış dünya tarafından damgalanmış bir kimlik, ama tüm bunların arasında kendi ışığını bulmaya çalışan bir genç kız… Noriko’nun hayatta kalma mücadelesi ve kendini bulma yolculuğu bana umut verdi.
Kitabın dili sade ama duygu yüklüydü. Özellikle tavan arasında geçen zamanlar beni çok etkiledi. Akira ile olan dostluğu ise Noriko’nun karanlığında beliren ilk ışık gibiydi.
#yağmurunelliadı bana ait olmadığım yerlerde bile kök salabileceğimi, acının içinden güç doğabileceğini hatırlattı. Çok içten, kırılgan ama bir o kadar da ilham verici bir roman. Okuduktan sonra Noriko’yu uzun süre aklınızdan çıkaramıyorsunuz. Bu eseri @dileklekitap moderatörlüğünde güzel bir grup ile okuduk.