Şengül

Şengül
@SengulBalci
"Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın." Şems
Fen Bilimleri Öğretmeni
96 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Beni benden başka kimse duymadı. şiirden ayrılan bir dize gibi kalktın bir dizesi eksik şiir gibi kalktın on sekiz yaşını alıp masadan seni kara tenimde yürüyen bulutlar gibi seni özgürlük seni kurtuluş gibi düşünüyorum karda kalmış serçe gibi üşüyorum seni kimlere sormalı seni tınısına yenilgi düşürmeyen çığlıklara sormalı iki işçi yazı yazmıştı duvarlara ihtimal elleri kanamıştı koyarken duvarların harcını taşını eğri büğrü yazıyorlardı ne güzel yazıyorlardı sonra vuruldu biri çamura bulandı elindeki fırçası ya mızıkası...mızıkası... bir gülebilse nar gibi saçılacak odaya kahkahan kalbimin haritaları karıştı
Şiir
Reklam

Şengül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·103 syf.·
2025 43. kitabı
Nevzat Çelik
7.7/10 · 92 okunma
●Sık sık düşünüyor: İşkence, insanın buluşu. Tekerleği bulan O zeki yaratıcı insan soyu, belki de tekerlekten önce işkenceyi icat ediyor. Hayvanlar aleminde böyle bir şey yok; ne içgüdüsel ne bilinçli. Öfkelenebilirler, hırlayabilirler, bir aslan kükrer, bir köpek dişlerini gösterir ama acı çektirmeyi bilmezler, çünkü onu icat etmemişler. İşkence, insann kötü zekasının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş, bir zevk gibi kullanlmış. Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. İşkencecinin hedefi, kurbanında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak... Hayır, bu olmamalı. İnsan kendine acımamalı. İste işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak. ●Katıksız, saf bir şey yok hayatta. Sevinçlerle hüzünler el ele vermiş, bir örsle çekiç arasında sıkışmış gibi, Hep bir çekişme, hep bir ayrılık. ●"Ölenlere üzülmeyin, çünkü o cennete gitti." derlerdi; hele çocuklara... "İyi ama," diye geçiriyordu içinden, "çocuğun ya da sevgilinin bedeni de kıymetli değil miydi? Eline diken batsa, bir yerini kesse üzüldüğün o beden, birdenbire nasıl önemsizleşir? İnsan zihni bunu nasıl kavrayabilir? Bir sevdiğinin mezarını ziyaret ettiğinde, ikilem içinde kalmaz mıydın? Acaba o burada mı, yoksa başka yerde mi? Buradaysa kötü, dilerim başka yerdedir. Ama burada değilse, ben burada ne yapıyorum?" ●Selim, bu olayın ardından gelecege dair adımlarını atarken iki arada bir derede kalacaktı. Ya bu adaletsizliğe boyun eğip sessizliğe bürünecek, bir gölge gibi yaşayıp gidecekti. Ya da içindeki özgürlük ateşi, bu baskıya karşı direnecekti. Bu direniş, belki de
Zülfü Livaneli
"Artık her şeyle ilgimi kestim. Hayata yeniden başlamak istiyorum. Eskinin herhangi bir şeyini istemiyorum. ...Zaten kaybedecek hiçbir şeyim yok." "Nefret ve kinden başka. Bir zaman gelecek, artık insanlara karşı nefret ve kin beslemediğini görünce şaşacaksın. Bilmiyorum neden böyle, ama bu çoğunlukla böyle oluyor."
Kitap Alıntısı