Ş. Edep Ya Hu

Ş. Edep Ya Hu
Ne sıradan ne sürüden..
Öğretmen
701 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·192 syf.·
2021 8. kitabı
Doğan Hoca eserde anne baba olmanın çocuk açısından değeri ve çocuk gelişimin etkisinden bahsetmektedir. Eserde anne baba ilk önce kendilerinin sakin olmalarını kendilerini tanımalarını vurgulamaktadır. Ben bu kitabı Doğan Hoca' nın kendinde gördüğü pişmanlığın tetiklemesinden dolayı yazdığını düşünüyorum. Çünkü çocuklarıyla empati kuramayıp dört yıl boyunca çocuklarıdan ayrı kaldığını, çocuklarının ona en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda onların yanında olamadığının suçluluğunu hissettiğini görüyoruz. Çocukları sadece ailelerin birer ferdi olarak görmeyip ülkenin geleceği ve çağdaş uygar ülke olmanın anahtarı olarak görüyor. Nesiller boyu korku kültürü içinde mayalandığımızı ve güçten başka hiçbir değer tanımayan korku kültüründe çocuk terbiyesini utandırmaya ve dayağa dayandırdığımızı söylemektedir. Bu şekildeki çocuk terbiyesinin çocuğu ileriki dönemlerde ya arsız ya da pısırık olarak ortaya çıkardığını söyler. Yeni doğan çocuğun sınırsız denilebilecek belleğe ve anımsama potansiyeline sahip olarak dünyaya geldiğini ve aynı zamanda her çocuk merak güdüsünün olduğunu belirtmektedir.
Geliştiren Anne-BabaDoğan Cüceloğlu · Remzi Yayınevi · 202110,8bin okunma
Puan vermedi·167 syf.·
2021 6. kitabı
Janet Lansbury tarafından Amerika'da erken çocukluk eğitimcisi, ebeveynlere ve bakıcılara bebekleri nasıl anlayacaklarını ve doğumdan itibaren onlarla nasıl etkileşime gireceklerini öğretmekle tanınan Mağdur Gerber'in engin bilgisinden istifade ederek kendi internet sitesinde popüler olmuş ve geniş çaplı okunmuş otuz makaleden oluşuyor. Bu makaleler bebek ve çocuk bakımına dair en uygun hususların bazılarına saygılı ebeveynliğin nasıl uygulanabileceğine odaklanıyor. Bu eserde Janet Lansbury'in eğitimlerine katılmış yüzlerce bebek, çocuk ve kendi çocukları ile yaşadığı kişisel deneyimlere dayanıyor. Öncelikle kendisi ilk defa anne olduğunda karşılaştığı güçlükleri kendisinin hazırlıksız yakalandığını hayatı boyunca dört gözle beklemiş olduğu anneliği ve bebekle ilgilenmenin doğal bir şekilde gerçekleşeceğini varsaymaktaydı. Kısa bir süre sonra böyle olmadığını anlıyor. Sonra çaresizce bir yığın popüler ebeveynlik kitabı alıp okusada kendisine yardımcı olacak bir şey bulamıyor. Magda Gerber'in kurduğu saygılı ebeveynlik yaklaşımı ve BEB bu yaklaşım kendisine mantıklı gelerek "boğulmakta olan bir kurbanın can yeleğine yapışması" gibi bu yaklaşıma tutunuyor.
Saygılı EbeveynlikJanet Lansbury · İletişim Yayınları · 202024 okunma
Puan vermedi·327 syf.·
2021 5. kitabı
Ünlü terapist Suzan Forword ve Craig Buck ile birlikte deneyimine dayanarak bu kitabı hazırlamışlardır. Bu kitap günlük hayatları, anne babaların geçmişte sergiledikleri yıkıcı davranışların etkisinde olan yetişkin çocuklara yardım etmeyi amaçlıyor. Anne babaların isteyerek ya da istemeyerek çocuklarına verdikleri zararları ve yıllarca bu zararları sırtlarında bir yük gibi taşıyan ve çoğu zamanda kendini suçlu hisseden evlatları konu ediniyor. Bu şekilde büyüyen çocuklarında yetişkinliklerinde kendini güvensiz, korkak, suçluluk psikolojisiyle hareket eden ve bağımlı olduklarını, kendi ailesi ve çevresiyle sorunlar yaşayan bireyler haline gelmekte olduklarından bahsedilmektedir.
Zor Bir Ailede BüyümekCraig Buck · İletişim Yayınevi · 20182,870 okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2021 4. kitabı
James, ancak orta yaşla (40) birlikte gerçekten kim olduğumuzu bulabileceğimizi ve anlamlı bir hayat sürdürebileceğimizi söylemektedir. Özellikle bu yaşlarda büyük ikilemle karşı karşıya kalmış kişilerin geleceklerini hayatlarına nasıl yön verecekleri konusunda birçok öneride bulunmaktadır. Bu kişiler yaptığı işi anlamsız bulanlara, evliliklerinde ve ilişkilerinde yabancılaşma yaşayanlara, hayatı anlamsız bulanlara, hayatın başkası tarafından yazılmış bir senaryo olduğuna inananlara seslenmektedir. Ve bunun en büyük etkisi de geçmişte yaşananların bugüne etki ettiğini söylemek. Geçmişi yargılamamak gerektiğini, geçmişin olması gerektiği gibi olduğunu ama bugünün olasılıklarından vazgeçmemek gerektiğini dile getirmektedir. Çünkü çocukken yaptığımız seçimlerin suçlusu biz değilizdir. Ama orta yaştan sonra artık gerçekten kendi başımıza olduğumuz ahlaken ve psikoljik olarak bu yolculuğun sorumlusuyuzdur. Sadece dış dünya değil kendi ruhumuz da sorumlu tutar bu yolculukta.. İnsanların sürekli kendi hayatını birinci yarısıyla suçlayıp bu yüzden bir şeyleri düşünmeden, taklit bir döneme girdiği, derin düşünmeden kendini geri çekmektedir. Çünkü insan kendi ruhuyla kalmaktan korkmaktadır. Ruha yapılan yolculuk zor bir yolculuktur...
Psikoloji
Yaşamın İkinci Yarısında Anlam ArayışıJames Hollis · İletişim Yayınları · 2020278 okunma