James, ancak orta yaşla (40) birlikte gerçekten kim olduğumuzu bulabileceğimizi ve anlamlı bir hayat sürdürebileceğimizi söylemektedir. Özellikle bu yaşlarda büyük ikilemle karşı karşıya kalmış kişilerin geleceklerini hayatlarına nasıl yön verecekleri konusunda birçok öneride bulunmaktadır. Bu kişiler yaptığı işi anlamsız bulanlara, evliliklerinde ve ilişkilerinde yabancılaşma yaşayanlara, hayatı anlamsız bulanlara, hayatın başkası tarafından yazılmış bir senaryo olduğuna inananlara seslenmektedir. Ve bunun en büyük etkisi de geçmişte yaşananların bugüne etki ettiğini söylemek. Geçmişi yargılamamak gerektiğini, geçmişin olması gerektiği gibi olduğunu ama bugünün olasılıklarından vazgeçmemek gerektiğini dile getirmektedir. Çünkü çocukken yaptığımız seçimlerin suçlusu biz değilizdir.
Ama orta yaştan sonra artık gerçekten kendi başımıza olduğumuz ahlaken ve psikoljik olarak bu yolculuğun sorumlusuyuzdur. Sadece dış dünya değil kendi ruhumuz da sorumlu tutar bu yolculukta..
İnsanların sürekli kendi hayatını birinci yarısıyla suçlayıp bu yüzden bir şeyleri düşünmeden, taklit bir döneme girdiği, derin düşünmeden kendini geri çekmektedir. Çünkü insan kendi ruhuyla kalmaktan korkmaktadır. Ruha yapılan yolculuk zor bir yolculuktur...