Musa Allah'tan ne istemişti?
Göğsünü genişletip işini ona kolaylaştırmasını.
Bu çok derin bir husus, çünkü genişleme, zorluğun kendisine ve engeli ortadan kaldırmaz. Ama engeli küçültür ve zorluğu kolaylaştırır.
Musa'nın duası firavunun ortadan kaybolmasını sağlamadı.
Görevini iptal etmedi.
Duasının kabul edilmesi ona görevini kolay kılan bir gençlik verdi ve yoluna devam etmesini sağladı.
The Road Less Traveled (Az Seçilen Yol) yazarı M. Scott Peck şöyle der: "Hastalık belirtileri, hastalığın kendisi değil, tedavinin başlangıcıdır. Eğer iyileşmek istiyorsanız, bu belirtiler Tanrı'nın bir lütfu ve bilinçaltının bir mesajıdır."
Hz. Eyyûb'un bu duasından öğreneceğimiz büyük dersler var. Bunlardan ilki, acısını Allah'tan saklamıyor, onu uyuşturmuyor, hiç yokmuş gibi davranmıyor ve gerçekliğinden kaçmıyor oluşudur. Hz. Eyyüb (as) alçakgönüllü ve savunmasız bir şekilde acısıyla beraber Allah'a dönüyor. Bu tutum, iyileşme yolundaki ilk önemli adımdır: Yarayı kabullenerek şifa vermesi için onu Allah'a havale etmek. Ama Hz. Eyyûb'un cevabında asıl muhteşem olan şey, şiddetli ızdırabının ortasında bile sahip olduğu umududur: "...Sen merhamet edenlerin en Merhametlisisin."