Şeref Can Balek

Şeref Can Balek
@Serefcan61
KTÜ - Yetişen zekaları kitaplarla beslemeyen uluslar, yıkılmaya mahkumdurlar. — Ovidius Kitaplıkta Nüfus Sayımı : 734
Kadınlar özgürdür, özgür kalacak !
10/10
·152 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 23:31
Yazara ait okumuş olduğum ilk eser. Romanda anlatılanlar gerçek bir olaya dayanmaktadır. Romanın ana teması , ezen-ezilen- kurtarıcı üçgeni arasında yaşanan tutarsızlıklar ve sorunlardır. Roman üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar sırasıyla: 1) FAİK İRFAN ELVERİR'İN GECE YARISI DÜŞÜNMELERİ 2)MELEK'E HÜCREDE GELENLER 3) YALÇIN'IN YAZDIKLARI. Birinci bölümde üvey babası tarafından bir konağa hizmetçi, dadı işlerini görmek için verilen Meleğin cinayetle suçlanması, bu davayı gören hakim Faik Elverir 'in gece yarısı düşündükleri anlatılır. Üç bölümden oluşan romanda ilk iki bölüm "bilinç akımı" tekniğiyle yazılmıştır. Yoksulluklarla büyüyüp hakim olan Faik bu davada Meleği direk suçlu olarak görür ve bu görüşünü destekleyen şu cümleyi kurar: "Tek görüşte suçlu olduğunu anladım orospunun." # İkinci bölümde olaylar meleğin gözünden anlatılmaktadır. Melek küçük yaşta Hüsrev adlı kişinin ailesinin hizmetinde çalışmak üzere üvey babası tarafından konağa verilmiştir. Melek ikinci bölümde konakta yaşadıklarını kendi bakış açısıyla anlatmıştır. # Üçüncü bölüm ise konakta babası bahçıvan olarak çalışan Yalçın'ın yazmış olduğu yazılardan oluşmaktadır. Yani üçüncü bölüm Yalçın'ın ağzından anlatılmıştır. Yalçın 17 yaşında bir gençtir. Ailesinin işi dolayısıyla konağa sık sık gidip gelir. Melek adlı kıza hayranlık duyar ve roman boyunca kendisi de sevgisinden hiçbir zaman emin olamaz. Meleğe defalarca yakınlaşmaya çalışır ama yüz bulamaz. Melekte bulunan gizemi çözmek için uğraşır durur. Konak sahibi Hüsrev bey yaşlı huysuz birisidir. Fransız hizmetçi Jozet'e hayranlık duyar ve Meleği onun yerine koyar. Eşi öldükten sonra Melekle evlenir. Bu durumu öğrenen Yalçın şok olur adeta. Melek kendisi açısından bir tutsaktır. Ben o tutsağı
İnceleme
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
BUTİMAR...
9/10
·368 syf.··
2026 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 22:07
Yazarın okumuş olduğum 4'ncü kitabı... Hepsi birbirinden güzel eserlerdi. Romanı okumaya başladığımda diğer eserlerine nazaran şaşırdım olay akışı belirgin olmayacak sandım. Hemen sayfalar akmaya başladı... Romanın başlarında yalnız kalmayı seven, ruhsal sıkıntıları bulunan psikiyatr çeşitli kılıklara girip gezer. Rüyalarını şekillendirmek, istediği her şeyi rüyasında görmeyi hedefler. Ofisine gelen bir danışanı kendisine rüyalarını anlatır ve doktora senin deden ve büyük amcanda rüyama geldi der ve mektup ile bir resim verir resimdeki doktorun rüyalarından çıkmayan Butimar'dır. Akşam eve gelince yatağına girer uykusuna dalar ve Butimar ile amcası Yusuf'u düşünür. Hikayemiz başlar... İncelememin bu bölümüne kadar minicik giriş özeti verdim... Yusuf ve yakın arkadaşı Behzad, bir yandan hocası Ali Garbi. Sarı medrese talebeleri Rusların himayesine girilmesine karşı çıkarlar ve Behzad ile Yusuf inançları uğruna, kendi doğru bildikleri uğruna medreseden atılırlar. Yusuf ilgisini simya üzerine vermiştir ve bunun uğrunda en korktuğu günahlardan birisini gerçekleştirecek belli kısımlarda pişman olacaktır ama ne fayda... Behzad canından çok sevdiği arkadaşını defalarca uyarmasına rağmen kendi bildiğini yapmaktan, başına buyruk hareket etmekten vazgeçmeyecektir Yusuf. Bu uğurda simya uğruna ailesini hiçe sayacaktır. Butimar defalarca Yusuf'a güvenecek ama yanılacağını bilemeyecektir. Aşkın gözü kördür derler ya bu romanı okuduktan sonra bunu bir kez daha anladım. Altın elde edip zengin olup Revan kentinden ailesinin yanına gitmeyi hedefleyen ve bu uğurda yapmadığı şey kalmayan Yusuf ile Butimar'ın hikayesi.... Herkes kendi seçimleri ve tercihlerinin sonuçlarını yaşar. Behzad yapmış olduğu tercihler ile her zaman benim için ön planda
Edebiyat
ButimarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20226bin okunma
Dervişin Teselli Koleksiyonu
9/10
·344 syf.··
2025 46. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2025 11:20
Çok karşıma çıkıp çok okumak istediğim kitabı sonunda okumuş bulunmaktayım. Dervişin Teselli Koleksiyonu sadece dervişe değil, her insana hitap eder. Kişi hangi ruh halini taşıyor olursa olsun kitaptan faydalanan herkesi manevi olarak huzura eriştirecek bazısının üzerinde ise köklü değişim ve dönüşümlere yol açacaktır. Kitap içerisinde Doğu'dan ve Batı'dan 99 teselli barındırmakta. Bu 99 teselli, teselli sayısı kadar başlıkla okuyucuya sunulmuştur. Kitapta sözleri yer alan Alimlerden bazıları : Abdulkadir Geylani, Said Nursi, El Cezeri, Feridüddin Attar, İmam Gazali, Mevlana... Kitapta sözleri yer alan Filozoflardan bazıları: Albert Camus, Buda, Aristophanes, Filibeli Ahmed Hilmi, Halil Cibran, Kant, Platon, Nietzsche, Seneca... Kitapta sözleri yer alan Yazarlardan bazıları: Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Haşim, Arif Nihat Asya, Cahit Sıtkı Tarancı, Cemal Süreya, Oğuz Atay, Orhan Veli, Peyami Safa, Atilla İlhan, Dostoyevski, Charles Dickens, Sezai Karakoç, Samuel Beckett... Kitap içeriğiyle ilgili bilgi verdikten sonra kitabı okuyunca elde ettiğim, tespitini yaptığım çıkarımları özet halinde, madde madde paylaşmak istiyorum. 1)Yaşamış olduğumuz dünya hayatı geçicidir. Bu dünyada misafiriz. Her şeyin bir sonu vardır. İyinin de kötünün de. Yaşamış olduğumuz kederlerde takılı kalmamak gereklidir. Yaşanılan keder, teselli evrenseldir. 2)Başımıza gelen musibet belki bizim için daha hayırlı olacaktır zamanla musibet hayra vesile olacaktır. Şer hayr olabilir, bunu biz bilemeyiz. Kendimiz bizden daha kötü durumda olanlarla kıyas etmeliyiz. Kıyasa tüm insanları katmalıyız. 3) İnsanın her duyguya ihtiyacı vardır. "İnsanın sevmeye ihtiyacı olduğu kadar nefret etmeye de, yükselmeye ihtiyacı olduğu kadar düşmeye de, varlık sahibi olduğu kadar yoksunluğa da ihtiyacı
Edebiyat
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
Necip Fazıl Kısakürek- İbrahim Ethem
10/10
·75 syf.··
2025 45. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 09:03
Necip Fazıl tarafından kaleme alınan İbrahim Ethem adlı tiyatro eseri, Belh Sultanı İbrahim Ethem'in yaşamış olduğu değişim ve dönüşümü konu almaktadır. İbrahim Ethem piyesi beş perdelik bir oyundur. Oyunun başkişisi İbrahim Ethem'dir. Belh sultanıyken tacını tahtını terk edip dervişlik yoluna düşen, Veliler kervanının şanlı öncülerinden İbrahim Ethem Hazretlerinin hayatından sahneleri görmek mümkündür. İbrahim Ethem rahat sarayında lüks içinde yaşarken dervişliğe ilgi duyar. Bunun en önemli sebeplerinden birisi ise saray çevresi etrafında sürekli ziyaretler gerçekleştiren dervişlerdir. Dervişleri makamında kabul eden Ethem, dervişlere bana dervişliği anlatın der. Dervişlik anlatılacak bir şey değildir yanıtlarına karşı oldukça sinirlenir. Dervişleri sürekli kapı kapı gezmekle çalışmamakla, emek sarf etmemekle suçlar. Dervişler bizim işimiz Allah'ı zikretmektir, anmaktır söylemlerinde bulunurlar. Dervişin birisi Sultan'a zikri şu şekilde tarifte bulunur: Zikr, dudakla anmak değil, gönülle anmaktır. Zikri kalbe indirmek lazım... İbrahim Ethem dervişlere karşı çok ağır söylemlerde bulunur. Bu söylemlere örnek vermek isabetli olacaktır. İBRAHİM ETHEM- Siz, tevekkül ehli değil, teekkül ehlisiniz ! Hazır yiyiciler... Hazreti Ömer'in bu söz... Cami köşelerinde pinekleyip tevekkül satanlara verdiği cevap... Biliyor musunuz ? Ethem tam manasıyla dervişliği öğrenmek ister ve sarayından ayrılmaya karar verir. Bu yolda karşısına çıkan veli kişiler dünyadan elini eteğini çekmesi gerektiğini Ethem'e söylerler. Çobanlık yapar ve bu süreç içerisinde nefsi ile aşırı derecede mücadele içine girer ve Allah'a dua eder nefsinin bu zorluğundan kurtulmak için. Ethem çile dönemindedir. Tam manasıyla derviş olmak için geçilen safhalardan birisinde.
Edebiyat
İbrahim EthemNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20211,228 okunma
MİLENA'YA MEKTUPLAR- FRANZ KAFKA
6/10
·320 syf.··
2025 44. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 11:16
Kafka Prag'da doğmuştur. Eserlerinin çoğu Kafka'nın ölümünden sonra arkadaşı Max Brod tarafından yayımlanmıştır. İncelemesini yapacak olduğum Milena'ya Mektuplar ilk kez 1952 yılında yayımlanmıştır. Eser Kafka tarafından Milena Jesenska' yazılmış olan aşk mektuplarından oluşmaktadır. Yazar ve konu hakkında bilgi verdikten sonra incelememe geçmek istiyorum. Kafka 38 yaşındadır,3 kez nişanlanmıştır ve bunların ikisi aynı kişiyledir. Milena 23 yaşındadır evlidir, çeviriler yapar ve yazmış olduğu eserleri genel itibariyle Almanca yazar. Kafka Milena'nın Almanca yazmasından endişe duyar kendisine çekçe yazmayı tavsiye eder. Kafka Milena'dan çok şey beklemez ilk başlarda beklentisini şu şekilde ifade eder : " İki şey bekliyorum sizden. Ya devam eden ve Merak etmeyin, iyiyim anlamına gelen suskunluğunuz ya da birkaç satır". Kafka Milena ile hemen her gün mektuplaşır mektupları geç gelince veya kendisine ulaşmayınca endişelenir. Milena tarafından yazılan makale, çevirilen metinleri inceler ve hatalı gördüğü kısımları not alır ve düzeltmesi gerektiğini Milena'ya iletir. Kafka geçmişte yaşadıklarından dolayı kendisini suçlu hisseder kendisini Milena'ya layık görmez. Kaç kez Milena'yı görmek için Viyana seyahat planları yapar ama bir türlü bu planlarını gerçekleştiremez. Kafka kararsız ve düşünceleri istikrarsızdır. Milena hem eşini hem Kafka'yı çok sever. Milena ekonomik açıdanzor durumda kalınca parasal yardımda bulunan Kafka'ya karşı kendini mahcup hisseder. Kafka söylemlerinde çok tutarsızdır Milena'ya bana yazmayı azalt der birkaç mektup sonra yok vazgeçtim bana çokça yaz olur mu ? der. Kafka Milenaya olan aşkından deliye dönmüş önüme kim gelirde senin hakkında bir şey derse onu öldürürüm gibi söylemlerde bulunur. Kitap hakkındaki şahsıma ait görüşler
Edebiyat
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201865,8bin okunma