Karşımızdakine akıl ve sağduyu çerçevesinde davranmayı öğütlemek kuşkusuz güzel bir şeydir, ancak dinleyicimiz ya tımarhanelik bir deliyse ya da kolektiflik duygusuna kapılmış bir kalabalıksa ne olacak? İkisi arasında pek fark yoktur, çünkü hem deliyi hem de güruhu harekete geçiren, kişisel olmayan, kişiyi ezen ve güçlerdir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Psikolojiye başlangıç için çok güzel bir sergi olduğunu düşünüyorum. Psikolojiye hiç ilgi duymayan bireylerin bile derinden ilgisini çekecek etkileyicilikte ve yol haritası niteliğinde olan eseri okumanızı tavsiye ederim.
“Boş yere” çalışıp yaratmak, kumdan heykel yapmak, yaratımının geleceği olmadığını bilmek, yüzyıllar için kurmanın da daha fazla bir önem taşımadığını bilerek yapıtının bir gün içinde yıkıldığını görmek; uyumsuz düşüncenin izin verdiği zor bilgeliktir bu.
Aklın ilk işi doğruyu yanlıştan ayırmaktır. Yine de, düşünce kendi kendisine yönelince, ilk bulduğu bir çelişkidir. Burada inandırıcı olmaya çalışmak boşuna.