“ "Tek bir satır bile yarının gazetelerine çıkmayacak."
"Buna inanamıyorum!" diye haykırdım.
"Bekle ve gör" dedi. "Söylediklerinin tek bir cümlesi, tek bir kelimesi bile yayımlanmayacak. Günlük baskı mı? Gerçekten de günlük baskı yapıyorlar!"
"Ama ya muhabirler?" diye itiraz ettim. "Onları gördüm."
"Söylediği tek kelimeyi basmayacaklar. Editörleri unutuyorsun. Maaşlarını sürdürdükleri politikalara göre alıyorlar. Politikaları da kurulu düzene hayati bir tehdit arz eden hiçbir şeyi basmamaktır." ”
“Büyük hümanist Abraham Lincoln de suikaste uğramadan hemen önce şunları söylemişti: "Yakın zamanda beni huzursuz eden ve ülkemin güvenliği için korkudan titrememe sebep olan bir krizin gerçekleşeceğini görüyorum. Şirketler tahta geçti, çok geçmeden yüksek mevkilerde çürüme baş gösterecek ve ülkenin para gücü halkı zarara uğratarak hükmünü sürdürmeye çalışacak; ta ki tüm servet bir yığın insanın avuçlarında kalana ve Cumhuriyet yok edilene kadar." ”
"Tarihin hiçbir noktasında toplum şimdiki kadar korkutucu bir akışa girmedi. Endüstriyel sistemimizdeki hızlı değişimler dini, siyasi ve toplumsal yapımızda da aynı hızda değişime sebebiyet verdi. Toplumun dokusunda ve yapısında benzeri görülmemiş ve ürkutücü bir devrim yaşanıyor. İnsan böyle şeyleri yalnızca belirsiz bir şekilde sezebilir. Ancak bugün artık havada devrim kokusu var. İnsan bunların, engin, belirsiz ve korkunç şeylerin yaklaştığını hissedebilir. Durumların neye varacağını düşünmekten çekiniyorum."