「 Serhat Şahiner 」

Tabi canıım!
"Bir insan, ne sıklıkla hapse girip mahkemenin, polisin ve hapishane görevlilerinin ona yardım etmek istedikleri hissine kapılabilir? Orada cezalandırılmak için bulunuyor, hatalarının düzeltilmesi için değil. Orada acı çekmek için bulunuyor, çünkü toplum onun kötü bir insan olduğunu ve sert bir biçimde cezalandırılması gerektiğini düşünüyor. Toplum açıkça onun ne kadar çok acı çekerse o kadar iyi bir insan haline geleceğini düşünüyor. Bu gerçekten tam bir saçmalık. İnsanlara hiçbir değerleri yokmuş gibi davranırsanız, genelde onlar da hiç değerleri yokmuş gibi hareket ederler. Mahkumlara hayvanlarmış gibi davranıldığında, onlar da hayvan gibi hareket ederler. Sorun mahkumlar değil, onlara nasıl davrandığımızdır. Biz sadece ektiğimizi biçiyoruz. Onları suçlamayı ve kötü olduklarını düşünmeyi bırakırsak, bize daha kötü değil, daha iyi davranarak karşılık verirler. Böyle davranmalarının nedeni artık dikkatlerini, bizim onlar hakkındaki düşüncelerimize değil, kendi davranışlarına yönlendirebilmeleridir. "
Sayfa 85 - HYB Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Başarısızlık için en çok suçlananların, en sonunda, en çok başarısızlığa uğrayanlar olduğu ne kadar ilginç bir gelişme değil mi? Ne kadar işe yaramaz biri olduğunu, birinin kafasına sürekli sokmaya çalışırsanız, bu insanın başarılı olmak için kendine güvenmesini nasıl beklersiniz? Bu kaçınılmaz gerçek herkes tarafından anlaşılmalıdır: İnsanları ne kadar çok suçlarsanız, o kadar kötüye giderler. Çocuğunuzu kötü notlar aldığı için cezalandırırsanız notları daha da düşer. Şans eseri notları yükselse de özgüvenleri artmayabilir. Özgüvenleri azalmazsa, size olan sevgileri azalabilir Mutlaka bir şeyler ters gitmek zorundadır. Dürüstçe konuşmak gerekirse, suçlamak işe yaradığı zaman, ödenen bedel çok büyüktür ve yaşananlara değmez."
Sayfa 85 - HYB Yayıncılık·Kitabı okudu
Psikoloji
"Duvara küçük bir çiviyle bir resim astığınızı ve birkaç saat sonra resmin düştüğünü varsayın. Çiviye ağır geldiği için resmi suçlayıp ne kadar uğursuz bir resim olduğunu düşünmeye devam eder misiniz? Ya da, daha sağlam olmadığı ve ağır bir resmi taşıyamadığı için çiviyi mi suçlarsınız? Umarım hiçbiridir ya da tahmin ettiğinizden daha nevrotiksiniz demektir. Yapmanızı umduğum şey, resmi suçlamayı bırakıp, bu sorunu çözmenin yollarını aramanızdır. Ya daha hafif bir resim ya da daha sağlam bir çivi bulun. Bu suç-odaklı değil sorun-odaklı olmaktır. Hatanın nerede olduğunu bilmezseniz, sorunu çözemezsiniz. Bu yüzden hata-odaklı olmak iyi bir şeydir ve suç-odaklı olmaktan farklıdır."
Sayfa 78 - HYB Yayıncılık·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
ULUYAN KÖPEĞE KURT DENMEZ/KÖPEK ULUMAKLA KURT OLMAZ.
~KENDİMCE~ Köpeğin aslı kurt olduğu için kurt yanında duran köpek, aslını hatırlayıp öyle davranacaktır. Uluyabilir, yırtıcılığı artabilir, daha uzak mesafelere koşabilir. Ancak hiçbir zaman ona kurt denmez. Kurt gibi davranan köpektir. Bir süre kurttan ayrı kalsa kurt gibi davranmayı kesecektir. Köpekle duran kurt ise köpeğe benzemez. Davranışları değişmez, aslını kaybetmez. Sonradan edinilen asalet kaybolabilir ancak doğuştan gelen, ruhta ve kanda olan asalet hep ruhta ve kanda kalır. * Not: Görsel ChatGPT yapay zekâ uygulamasıyla oluşturulmuştur.
Edebiyat
"Toplumu anlama tarzları, Batı Avrupa kökenli sosyo-politik fikirlere dayanıyordu. Siyasi görüşlerindeki farklılıklara rağmen, onları ülkede eğitim görmüş kişilerden ayıran nokta, referans aldıkları toplum modeliydi. Batı Avrupa modeli, tanımı gereği, ulus ve devlet kavramları çerçevesinde kurulmuş olan sınıflı bir toplumu öngörüyordu."
Sayfa 36 - İletişim Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Siyaset